şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • evvelce de bunun farkındaydım ama son zamanlarda eski metinleri analiz etmeye çalışınca daha sık görmeye başladım; hıristiyanların ve nedense eskiden onlar gibi değil idiyseler de, şimdi onlar gibi evrim teorisi ve darwin başta olmak üzere, her doğa araştırmasına burnunuzu sokan müslümanların argümanları hep stoa disiplininden geliyor. evrende bir uyum bulunduğuna dair daha eski metinlerde ifadelere rastlıyoruz. ancak sıklıkla dile getirdiğim gibi, hıristiyanlık bir stoa ürünü olduğundan (stoa felsefesi de suriye kökenlidir; yunanî değildir; hatta üzerinde keldani etkisi baskındır; birçok araştırmacıya göre materyalist yunan dünya görüşünün eksik olduğu din ve kutsal inanç yönünü oluşturmuştur) haliyle pietas'a eklemlenmiş roma ideallerine de en cuk diye oturan da diğer disiplinler -akademia ve epikuros- değil de stoa olmuştur. roma'nın dinsel sadakat merkeziliği haliyle sonraki avrupa'nın ve hıristiyanlığın niteliğini belirlemiştir. avrupa, ta renaissance'ın sonuna kadar (başında da materyalizm yoktur) bu etki merkezinden çıkamamıştır. hal böyle olunca hıristiyan din adamlarının argümanları da (ve yukarıda da dediğim gibi, onlara özenip kuran'dan doğa araştırmalarına veri üreten taklitçi müslümanların argümanları) yunan-roma (ama özellikle roma) kökenli olmak durumunda kalmıştır.

    mens universi'nin isa'nın tek tanrısına dönüşümü dikkat çekicidir. bunu insan aklı/@jimi the kewl entirisinde anlatmaya çalıştım kabaca. hareketlenme noktam da sokrates'in sorgusuydu. stoa nezdinde sokrates'in tuhaf bir etkisi var. sokrates'in etiğe yaklaşımı stoacılarınkiyle üç aşağı beş yukarı aynıdır; eninde sonunda amaçlanan erdemin araştırılması ve onun bulunmasıdır. etik nihaî gayedir. ancak sokrates, xenophon'un memorabilia'sından öğrendiğimiz kadarıyla, doğa araştırmasının / fiziğin gereksiz olduğunu söylüyor. oysa fizik, stoa felsefesinin temel taşlarından biri. sokrates etiğe fiziksiz, stoacılar fizikle varıyor. (bkz: etik-fizik ilişkisi) bu önemli çünkü stoacılarda fizik, evrensel zekaya yani mens universi'ye dikilmiş merdiven gibidir. doğadaki uyum, evrensel zekadaki uyumun anlaşılmasının önünü açar. çünkü biz uyuma uyduğumuz müddetçe kendi zekamızı evrensel zekaya uydurabilmiş oluruz. temel düşünce bu. bu düşüncenin de bazı temel kavramları var; tek tek bakalım:

    hegemonikon . hormai . isonomia (aequilibritas) . mantike . poiotes . prolepsis . pronoia (providentia - de providentia)

    gelin stoacıların mens universi'sini tüm bunların ışığında hıristiyanların aeternitas'ına bağlayalım. avrupa'nın 2000 yıllık dinsel yolculuğunu anlamaya ramak kalsın.
2 entry daha