şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • binary oppositions'ı temelinden sallayan bir filmdir. esas oğlanın, bir beyaz derili olmasına karşın, aynı zamanda vahşilikle iç içe yaşayan, ikili karşıtlıkların diğer tarafındaki kızılderililerin dilini konuşabilen biri olması itibariyle sistemin hangi tarafında yer aldığı net değil bir kere. her şeyi iyi ve kötü olarak ayıran binary oppositions için adamımız pek çok yönüyle tam ortada kalmakta ve sistemi tehdit etmekte. aynı doğrultudaki diğer örneklere gelecek olursak:

    --- spoiler ---
    john wayne'in canlandırdığı karakterin kızılderililerce kaçırılan yeğenini bulduktan sonra onun artık asimile olarak 'öteki'lerden biri haline geldiğini düşünmesi ve kızı kurtarmak yerine öldürmek istemesi, kızın da aynen adamımız gibi binary oppositions için sorun yarattığı anlamına geliyor. adam yeğeninin 'öteki' konumundaki yerlilerle cinsel ilişkiye girmiş olabileceğini aklına getirdiğinde iyice çıldırıyor ve aslında kendisi de sisteme aykırı bir kişilik olmasına rağmen bu durumu içine sindiremeyerek, bunu büyük bir problem olarak görüyor.

    kızılderili reisinin de john wayne'in oynadığı karakter gibi ikili karşıtlıkların neresinde olduğu net değil. reisin sistemin 'kötü' tarafında yer alması için ortaya konabilecek adam öldürme, kız kaçırma eylemlerini sistemin 'iyi' sınıfına sokmak istediği beyaz adamın da karşı tarafa yönelik olarak gerçekleştirdiği belirtiliyor çünkü. reisin beyaz adamın dilini çok iyi biliyor olması kızı kaçırmış olmasına bağlanıyor ve bu dili ondan öğrendiği söyleniyor; ancak beyaz adamın da yerli dilini çok iyi bilmesinin sebebinin onun da kızılderililere karşı aynı suçu işlemesi olduğu ima ediliyor.

    filmde ev (medeniyet)-doğa (vahşilik) karşıtlıkları da evin içi ve evin dışı şeklinde vurgulanıyor. jeffrey hunter'in oynadığı eleman filmdeki bir başka binary oppositions düşmanı karakter olarak sürekli ortada kalmış bir tip şeklinde sunuluyor. bu karakterin düşük oranda da olsa kızılderili kanı taşıyor olması sebebiyle hep dışlandığını görüyoruz. kendisi filmde medeniyeti temsil eden evin dışında bırakılıyor, kapının dışında oturuyor, yemeğe geç kalıyor, çocuk muamelesi görüyor ve ötekileştiriliyor. bu adamımız birçok karede akli dengesi yerinde olmayan ve tam bir 'öteki' konumunda bulunan başka bir karakterle birlikte gösteriliyor. öte yandan o da kızılderililerle savaşan, yerli kadınları tekmeleyen bir beyaz adam aslında. yani sistemin neresine oturtulduğu belli değil.

    hem şerif hem de rahip olan adamın, beyaz aileye mensup olmalarına rağmen evli olmadıkları halde öpüşen çiftin üzerine kapıyı kapatması, normalde 'iyi' kategorisinde olması gerekenlerin ötekileştirilmelerine örnek teşkil ediyor. beyaz adam, yerlileri bufaloları yememelerine rağmen öldürmeleri nedeniyle vahşilikle suçlarken bir süre sonra bu kez kendisi sebepsiz yere bu hayvanları öldürüyor, hatta ateşkes anında yerlileri sırtlarından vuruyor ve sistemi alt üst ediyor.
    --- spoiler ---
15 entry daha