şükela:  tümü | bugün soru sor
17 entry daha
  • bu şarkının ne anlattığı açık değil aslında... tıpkı stein um stein'da bir ayrılığın mı yahut bir ölümün mü anlatıldığının net olmaması gibi... ya da dalai lama'da çocuğun nefesinin gerçekten fiziksel bir boğma ile kesildiğinin belirsiz olması gibi...

    köprü falan yok kanımca... köprüye çıkan bir adam da yok... baştan aşağıya metaforlardan oluşan bir şiir lindemann'ın yazdığı... toplumun bireyin üzerine nasıl gittiğin anlatıldığını görüyorum ben okuyunca... nasıl rahatsız, sakat insanlar olduğumuzu... hepimizin, koyun sürüsünün... rahat, ayaklarını uzatmış, düzene karşı gelen, hayatın keyfine varmaya çalışan insanı nasıl düzene dahil etmeye çalıştığımızı, sinire ve strese nasıl çektiğimizi, bu kaosa dahil olmazsa da nasıl sindirilmeye çalıştığımızı anlatıyor...

    ve bunu öyle bir anlatıyor ki, aslında tepeye çıkan adamı kurtarmaya çalışma eğiliminde olması gereken koyun sürüsü adamın aşağı atlamasını istiyor... adeta bir möbius şeridi gibi... gerçekte koyun sürüsünden farkı olmayan, ancak sadece ve sadece düzene karşı olan insanları kendilerine benzetmek için düzene karşı davranan insanlar... din uğruna insan katledenler gibi...

    olağanüstü bir şiir...

    düz mantıkla yaklaşılsa bile çok hoş bir fantazi bu esasında... kendini öldürme konusunda tereddütleri olduğu halde dama ya da köprüye çıkan birine "atla ulan, benim için atla, haydi atla" diye bağırabilmeyi bazen öyle çok istiyor ki insan...
21 entry daha