şükela:  tümü | bugün
11 entry daha
  • bir arkadaşımın mimar sinan'da sinema okuyan sevgilisiyle tanıştım yakın tarihte; muhabbet illa bir şekilde sinemaya da dayandı. kız muhabbet boyunca antonioni aşağı antonioni yukarı diye diye beynimi sikince artık izlemek farz oldu bu papazı. ayrıca kız ileride çekeceği sinema filminde beni oynatmak istediğini de söyledi. az bekleyin oğlum, her türlü amına koyucam bu piyasanın.

    şimdiiik, martin scorsese'nin favori filmleri arasında gösterdiği; slavoj zizek'in "sessiz bile izlemeye değer" bulduğu bir film bu bir kere, besmelemiz o şekil olsun. soframda taşaklarını görmek istediğim bu iki adamın bu derece övdüğü filme bok atacak cesareti kendimde henüz bulmuş değilim. adamı sikerler siker. adamı var ya... herhangi bir ideolojik kaygı gütmeksizin, sırf zevk için sikerler.

    antonioni'nin en popüler filmi olması vesilesiyle "en başarılısı da odur lan kesin" gibi saçma bir düşünceye kapılarak blowup'ı bir köşeye koydum ve "dur bakalım blowup'ı çekmezden evvel hangi yollardan geçmiş bu peder antonyo" diyerek nispeten eski filmlerinden biri olan aha bu l'avventura'yı izleme koyuldum. nereden bileydim sakalına sıçtığımın zizek'inin (ecnebilere küfür serbestmiş ya, hadi götün yiyosa yüzüne söyle. hakan balamir gibi herif lan, kafa üç ton) blowup için "antonioni'nin düşüşe geçtiği film" yorumunu yapacağını? üst üste izledim lan bu ikisini bi de. call me eyüp.

    geçelim filme: sinematografik, kurgusal, sahne-sekans; teknik açıdan kusursuz ya da kusursuza yakın bir film olabilir ama ben hiçbir filmi bilimsel soğukkanlılıkla izlemem ki kardeşim gelip burada öveyim sana? yani tutturmuş gidiyonuz, yok iç hesaplaşma, yok italyan burjuvazisine enfes bir nazar; sikerim lan, karı kaybolmuş kimsenin sikinde değil. vicdansızlarrrrrr.. eeğallahsızlarrrrrrr... nerde lan karı? herkes uçkur derdinde anasını satayım; süt gibi karıyı miçosu tayfası balıkçısı düdüklüyor belki de allah biliyor ya.

    filmin benim açımdan en dikkat çekici yönlerinden biri de elbette ki "antonioni kadınları" idi. arkadaş, hadi afet-i devranlar bir tarafa, bir filmde her karının mutlaka bir şekilde gideri olur mu ya? bir süre sonra kel kafalı corrado'ya bile "verse sikerim" demeye başladım lan. claudia'yı oynayan monica vitti (ki otel odasındaki dans sahnesi için bile tekrar izlenir bu film. sıvazlamanın kapısından döndüm diyorum oğlum!), anna'yı oynayan lea massari, bunlar nefis hatunlar eyvallah. yalnız, ufak bir rol olsa da gloria perkins adında aptal bir modeli canlandıran bir kız var ki, anam anam... gerçek adı dorothy de poliolo'ymuş. bakıyorum, kariyerinin ilk ve son filmi bu. antonioni hazretleri "bundan böyle evinin hanımı olacaksınotti." diyip karıyı nikahına mı aldı naptıysa, karı yok. tarih böyle güzellik görmedi kardeşim, zerre mübalağa etmiyorum.

    son olarak da şunu söyleyeyim:

    bir daha "ateşli italyan erkekleri"nden bahseden bir kızımız olursa önce bu filmi izletiyor ve italyan erkeklerinin siktir ettim dekoltesini artık, başı açık bi karı görünce bile kapıyı pencereyi kiliseyi nasıl yerle bir eden alemlerin abazanı olduğu ispatlıyorsunuz. hemen ardında da şu fotoyu gösteriyorsunuz: http://img91.imageshack.us/i/bikini3pk6.jpg/

    o gece, kızımızın yaşadığı hayalkırıklığını tamir etmek sizin elinizde. evet evet, sağ elinizde.
27 entry daha