şükela:  tümü | bugün
11 entry daha
  • "...çoğullarda kullanılan imler, yalnızca erkeksi ilişkilerin içerilmesi koşuluyla, eril olarak korunabilir; bu da, kamu düzeyindeki değiş-tokuşların yalnızca eril değiş-tokuşlar olduğuna işaret eder. tıpkı değiş-tokuş tarzı, imge ve temsil dizgesi gibi, dilsel düzgü de eril özneler için üretilmiştir. tanrı bu yüzden babadır; bir oğul sahibidir ve bunun için işlevi annelikle sınırlanmış bir kadını kullanır. bu, dinsel ve sivil geleneklerimizde yüzyıllardır en kemikleşmiş yapı olagelmiştir: bir kadın aracılığıyla erkekler arasında, ya da, erkeğin içinde kurulan bir ilişki. böyle bir kültürde kadın evinde kalıp erkekler arasındaki kullanım ve değiş tokuşun nesnesi olur. üreme ve yaşamın maddi olarak sürdürülmesi için kullanılır: kültür erkekler arasındaki bir kültür olduğu sürece, dilbilimsel açıdan söylendiğinde, bay x ve bay y'nin siyasi, kültürel ya da tecimsel meseleler hakkında görüş değiş tokuşunda bulunmak için bir araya geldiğini söylemekle bir hata yapılmış olmaz. dil toplumsal gerçeklikler, gerçek olgular temeli üzerinde düzgülenmiştir. bugün, kimi sözcüklerin sözlüğe dahil edilmesiyle gelişmesini nasıl sürdürdüğünü de izliyoruz. yalnız bu değilse de, örneğin, cinsiyetçilik... bunun yanında yabancı sözcükler, teknolojiden devşirilen sözcükler vb. görünen o ki, gramer düzeyinde iş daha da karmaşıklaşıyor: insan türü sözdizimi kurallarının öncesiz-sonrasız ve değişmez olduğunu düşünme eğiliminde. bu, toplumsal değişme korkusunun bir parçasıdır. nietzsche'nin dediği gibi, gramere inandığımız sürece tanrı'ya da inanacağız. gerçekte aynı inanç öbeğidir, bu. erkeklerin tanrısı gramer kurallarının korunmasına gereksinim duyar; kadınların tanrısı, ya da, tekil olsun çoğul olsun, tanrısal varlıkları, dilsel düzgüde değişime ihtiyaç duyar. neden? çünkü, tekil de olsa çoğul da, tanrı ya da tanrıça ortaklaşa bir fenomene karşılık gelir; erkek türü olmadan baba tanrı, kadın türü olmadan tanrıça olmaz... tanrısal güç olmadan erkekler anne ile kız çocuk arasındaki ilişkiyi ve bunun doğa ile toplumdaki sonuçlarını ortadan kaldıramayacaktı. ama erkek, kendisine görünmez bir baba - bir baba dili- sağlamakla tanrı haline gelir. erkek bir söz olarak tanrı olur ve bir söz olarak teni meydana getirir. üreme sürecindeki gücü doğrudan doğruya görülemeyen döl, dilsel düzgü aracılığıyla logos biçimini alır."

    raoul mortley, fransız düşünürleriyle söyleşiler, sf.93-95, imge kitabevi, 2000.
8 entry daha