şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • günlerdir "öğretim üyesi kadın sır oldu!" başlıklı haberde bir sıkıntı olduğunu düşündüm-durdum; kaybolan kişiyle ilgili haber verilirken kullanılan meslekî kimliğin yanına neden onun cinsiyetiyle ilgili bilgi iliştirildiğini anlayamadım. bu beni bilhassa rahatsız etti; zira üniversitede "kadın" öğretim görevlilerinin tornasından geçmiş bir kalas kütlesi olarak, hocalarımın "öğretim görevlisi" kimliğinin her daim yeterli olduğunu düşünmüştüm. hiçbir zaman onların cinsiyetleriyle değerlendirmemiştim (bu erkek hocalarım veya çevremdeki erkek akademisyenler için de geçerli). demek onların da başına bir şey gelse, haklarında böyle bir haber olur: "öğretim görevlisi kadın sır oldu!" "kadın", bildiğimiz kadın, ama biz orada cinsiyet görmek istemiyoruz ki, meslekî kimlik aranıyorsa zaten var: "öğretim görevlisi". ismi ve soyismi de var. peki, oradaki cinsiyetin üstlendiği mana ne? işte beni düşündüren bu oldu, neden haber başlığında cinsiyete de vurgu var? bunu inceleyelim biraz.

    burada doğal olarak ilk akla gelen, tam ters bir durumda, yani kaybolanın erkek olması durumunda "öğretim üyesi adam kayboldu!" şeklinde haber başlığının atılıp atılmayacağı. kulak tırmalayıcılığının ardında yatan kimliği belirlerken kullanılan ifadede meslekî kariyerin yetkin görülmemesi. başka bir deyişle, bir kişinin kısa bir şekilde tanımlanmasının gerektiği bir başlıkta, cinsiyetine vurgu yapılmasının bir zorunlulukmuş gibi kabul edilmesi söz konusu. buradan bakıldığında kadının ataerkil zihniyeti içselleştirmesinden ziyade bunu içselleştirmek zorunda oluşunun örneklendiğini görüyoruz. benim evvelki tespitlerime uyan bir örnek bu.

    haber değeri taşıyan bir durum söz konusu. habercide şöyle bir soru-cevap mekanizması gelişiyor: "kaybolan kim?" "bir öğretim görevlisi" (öğretim görevlisi kimliği durumun daha da haber niteliği taşıması anlamına geliyor) "kim?" (burada sorulan isim ve meslekî kariyeri, lokasyonu) "x" (isminden cinsiyetinin anlaşılmadığını varsayalım, unisex bir isim olabilir) "kadın mı?" "evet" sonuçta haber başlığı: "öğretim üyesi kadın sır oldu!" meslekî kariyerinin kimliklenebilmesi için yetmemesi, cinsiyetinin de aktarılan haberde verilmesine neden oluyor. belki de bu durumu tetikleyen asıl neden, kafadaki kadının herhangi bir meslekte (öğretim görevlisi gibi saygın bir mesleği dahi olsa) başarılı olup olmaması ya da başlı başına insan olup olmaması değil, kadın olup olmaması haber değeri taşımaktadır. buradan, sadece bu haber başlığından çok farklı analizler çıkabilir. örneğin benim ilk aklıma gelen, feminist yazarlardan adrienne rich'in feminizm tanımındaki başkaldırının bizzat burada örneklenen eşitsizliğe karşı geldiğidir. diyordu ki, "feminizm temelde babalarımızın egemenliğine boyun eğmemektir ve onların tasvir ettiği (biçimlendirdiği) dünyanın tüm dünyayı kapsamadığını vurgulamaktır. eril ideolojiler eril öznelliğin yaratımıdır; objektif değiller, özgürlüğe önem vermiyorlar bunun yanında tümüyle insanî de değiller!" (dale spender, man made language, p.61-62, routledge, 1980) burada "sır olan" kişi, ne meslekî açıdan "öğretim görevlisi" olan biri ne de sadece bir insan. o "öğretim görevlisi kadın"; o sanki bu kimliklendirmeyle erkeklerin, (adrienne rich'in deyimiyle) babaların dünyasında bir mesleğe ortak çıkmış ya da o mesleği ellerinden almış böylece "öteki" kılınarak kimliğinde "kadın" yazmasını hak etmiş azınlıktan biri gibidir.

    haberdeki bu durumla ilgili başka bir yerde yazı çıkıp çıkmadığını bilmiyorum. google'da bilhassa "öğretim üyesi kadın" anahtarıyla arama yaptım ki, camiada böyle bir kullanımın olup olmadığını öğrenmek istedim. google'ın motoru nasıl çalışıyor bilmiyorum, belki taze haber olduğu için arama sonuçlarındaki çoğunluk bu haberle ilgiliydi. hatta bir yerde de "öğretim görevlisi kadın" diye geçiyordu (niye geçmiş zaman kipi kullanıyorum bilmiyorum, siz de arayın, deneyin hâlâ öyle). bu haberdeki "kadın" vurgusunun kaybolan kişinin bizzat cinsiyetinin haber değeri taşımamasından ötürü manidar olduğunu düşünüyorum; zira bir "erkek öğretim görevlisi" aynı şekilde kaybolmuş olsaydı, o da aynı şekilde haber değeri taşıyacaktı. ancak öyle bir haberde, yukarıda da dediğim gibi, kaybolan öğretim görevlisinin cinsiyeti "başlık" değeri taşımayacaktı. peki, kadının cinsiyeti burada neden anlam taşıyor ve vurguyu hak etmiş oluyor? bana kalırsa önceki yazılarda nedenlerini açıkladığım din dili, medeniyet dili bunun böyle olmasında etkindir. dahası, burada da bahsettiğim gibi, söz konusu kişinin meslekî açıdan role ortak çıkmış olmasının, rolünü paylaştığı erkek cinsinde yarattığı psikoloji de bunu tetiklemiş olabilir. bir sıkıntı olduğu sanki açıkmış gibi.

    buradaki seksist dili sakıncalı görüyorum. feminizmi ters saldırganlık nedeni olarak kullandıkları için birçok konuda kendileriyle uzlaşamayacağımı bildiğim feministlerin önerdikleri alternatif dillerin, onaylamadan geçemeyeceğim bir hedefi vardır: dildeki ırk ve sınıf ayrımcılığına dayanan unsurlar kadar seksist unsurlar da görünüşte değilse bile, kökten zararlıdır. o hâlde dili olabildiğince ırksız, sınıfsız ve cinssiz kılmaya çalışalım (ayrıntı için bakınız: ed. by. j. penfield, women and language in transition, p.8, suny press, 1987). bu müthiş bir hedef olmakla birlikte, evvelce açıkladığım nedenlerden ötürü fazlasıyla hayalcidir (hedefin hayalciliği, ona inanmamak gerektiği anlamına gelmiyor). zira tekrarlamak gerekirse, dil medeniyetin düşün mekanizmasıdır. derrida "metinden başka hiçbir şey yok" diyor metin analizinde, bana kalırsa medeniyet analizinde de "dilden başka hiçbir şey yok"; zira o dili oluşturan ve kullanan bilinç kalıtımsaldır. geçmişin farklı kültürlerinin sorumluluğunu ve manasını üzerinde taşır; çeşitli gruplar bir araya gelerek suni dil hareketleriyle, bu bilinçte devrim niteliğinde değişiklik yapamaz. tarih böyle bir olaya şahit olmamıştır. ilk etapta bu dili ve onun beslediği paradigmayı değiştirmek yerine, ataerkil geleneğin mensupları hakka ve günün değerlerine uygun bir eğitim süzgecinden geçirilebilir. işte o eğitim dili ve müfredatı asıl mesele sanki; bu kadar da "kadın öğretim görevlisi" var dünyada bir araya gelsinler konsensus'u oluştursunlar, onu da mı ben yapayım buradan. illa ki "hayır sen yap, sen iyi yaparsın" derseniz, olmaz, yakıştırmam.

    şu var ama:
    kimlik/@jimi the kewl
11 entry daha