şükela:  tümü | bugün
71 entry daha
  • seneca 'nın epistulae morales (ahlâkî mektuplar) 64.6-8'deki ifadelerinden hareketle, evvelce cüce cedalion ve standing on the shoulder of giants başlıklarında incelediğim bilginin aktarımı meselesine yeniden dalmak zorunda kaldım.

    küreği daldırdığım kadarıyla, mesele, bilginin eskilerden yenilere, yenilerden de daha yeni olacaklara aktarılmasıdır. buna göre bizler geçmişin önünde cüce (cedalion) sayılıyoruz; geçmiş (geçmişte yaşamış olup da önümüzü aydınlatan felsefe-bilim-din adamları) bir dev (orion). ve cüce, devin omuzlarında yükselir (stand on the shoulders of giants: imaj ). sonra omuzlardaki cüce büyümeye başlar, o büyüdükçe bu sefer dev küçülür; bu eski cüce yeni dev, eski dev de onun yanında cüce kalana kadar devam eder. sonra yeni dev, eski devi ardında bırakarak; omzuna yeni bir cüce alır. bu sefer o, cüceyi taşır. cüce, deve, deve cüce; bu sonsuza kadar sürecektir (?). ta ki insanoğlu deve olmaktan vazgeçip, cüceliği marifet belleyene kadar (?).

    ekpyrosis ve ibrahimî dinlerdeki kıyamet teorisini anımsayınız, aslında yok oluş, kendisini dev sanan ama bir türlü cücelikten kurtulamamış olan insanın eski devleri hor görmesiyle başlar. daha trajik olanı ise, o cücenin, bu hor-görüşü de eski devlerden miras almış olmasıdır! cücelik ve hybris, insanoğlunun karakterine içkindir. onu söküp atabilmek için, insanı öldürmeniz ya da çeşitli yasalarla dinginleştirebilmeniz gerek; işte dinler ve en eski toplum yasaları bu yüzden insanlığın en büyük buluşudur.

    seneca'nın ilgili parçasını üç dal sigara ve yarı-yolda soğumaya başlamış neyskaave eşliğinde çevirdim:
    http://jimithekewl.blogspot.com/…rna-verecegiz.html
209 entry daha