şükela:  tümü | bugün
278 entry daha
  • soru: istedigini herkes yasal cercevede soyleyebiliyordu, bunun disina cikmak daha subjektif, haliyle daha yoruma acik ve yanlis olmaya musait olmaz mi?

    cevap: bir eylemin suc niteligi hakim onaylayana kadar kesin degildir. yani biri yasalar onunde "suclulugu kanitlanana kadar" degil "hakkinda sucunu kesinlestiren bir mahkeme karari cikana kadar" masumdur. birinin sucunu kanitlayan aslinda giyilen hukumdur. bu da su anlama gelir: yasalar hukum verilene kadar yoruma dayalidir. praetor'larin "oylama" ile karara varmasi ve praetorium grubunda bu konulari tartisma ihtiyaci duymalari da yasanin bu yoruma dayali dogasindan gelir. yoksa belki hic entry silmesek bile butun davalari kazanacagiz, ya da belki tum entry'leri silsek bile butun davalari kaybedecegiz. bu konuda ilginc bir ayrinti da bugune kadar mahkeme karariyla silmek zorunda kaldigimiz entry'lerin cogunun praetorium tarafindan zaten incelenmis ve "sakincasiz" bulunmus entry'ler olmasidir.

    turkiye cumhuriyeti yasalari koskoca bir milleti bir tane video yuzunden youtube, last.fm gibi sitelere sokmayacak muhtesemliktedir. buradan ahlaki ve toplumsal sorunlarla basa cikarken sagduyu ile arasinda kalan ucurum net bir sekilde gozlenebilir. bu gozledigimizden yasalarin sadece yasa olduklari icin dogru olmak zorunda olmadiklarini, yasalarin "carpik" ve "curuk" de olabilecegini anlayabiliriz. turkiye cumhuriyeti yasalari ile insan haklari arasindaki ucurumdan rahatsiz olan herkesin hissettigi hissiyata biz "vicdanimiz" diyoruz. bu vicdana herkes sahip olmak zorunda degildir. eger herkes sahip olsaydi bu vicdani dinlemeye de gerek olmazdi zaten.

    yasa koymak kolay is degildir. sozlugun hali hazirdaki kural ve yaptirim sureclerinin carpikligindan gotten uydurulan yasanin nasil tutarsiz ve sorunlara yol acar cinsten olacagini gorebilirsiniz. bu yuzden yasalar celiskilere izin vermemek adina hali hazirdaki mevzuati, ictihati, tuzugu, hukuk ilmini bilen uzmanlarca hazirlanir ve hazirlanma sureci sonunda meclis onayiyla yururluge girer. bu noktada dogal olarak uc tane sozlukcunun sozkonusu uzmanlar kadar dogru ve tutarli bir yasayi nasil uretebilecegi sorulabilir. onun yaniti da bizim yeni yasa uydurmayacagimiz, eger bir kapsam genisletmesi yapacaksak bunu hali hazirdaki modern yasalardan alarak uygulayacagimizda yatar. buna ragmen uygulamamizin dogrulugu sorgulanmak istenirse her zaman evrensel insan haklari bildirisine goz atilarak bir tutarsizlik olup olmadigi cikarilabilir.

    soru: hoca sozluk platformunu ayakta tutmayi yasal sinirlari yok saymaya tercih etmeni kendini korumak icin sansurculuk yapmak olarak yorumladim. acaba ben gerizekali olabilir miyim?

    cevap: evet.

    soru: yasakli basliklari neden baska yerde yazamiyoruz?

    cevap: en basta bir basligin kapatilmasinin sebebi basliktaki ifadenin kendisinin suc teskil etmesi oldugundan. yoksa birine kufur etmek istesek bunu "nasilsa sadece listeliyoruz" diye rahat rahat yasakli basliklar gibi bir yerde yapabilirdik. yani cumle yasakli basliklar altina konunca bir anda yasalardan muaf kalmiyor. o yuzden gazeteler "nasilsa adamin soyledigi kufru aktariyoruz" diye rahat rahat alinti yapamiyorlar boyle "y...k", "p.....k" gibi maymunluklara basvuruyorlar.
723 entry daha