şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • öncesinde, 5 nisan 1986'da batı berlin'de abd askerlerinin uğrak yeri olan la belle adlı diskoda bir masa altına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu iki amerikalı asker ile birlikte nermin haney adlı türk kızı yaşamını yitirmişti. iki yüz otuz dolayında kişi de yaralanmıştı.
    bu saldırıdan iki hafta önce ise libya'nın burnunun ucundaki sitre körfezi'nde abd ile 1973'den beri süregiden egemenlik savaşımı yeniden patlak vermiş, abd'nin saldırılarında otuz beş libyalı denizci can vermişti.

    disko bombalamasının libya gizli servisince yahut kaddafi tarafından kumanda edildiğine ilişkin kesin kanıtlar yoktu. ki, 2001'de berlin'de görülen davanın yargıcı da bu doğrultuda konuşmuştu**. ne var ki, dava sonucunda libyalı diplomat musbah abdulghasem eter, filistinli zanlılar yasser mohammed chreidi ile ali chanaa öldürmeye yataklık suçundan (ayrıca chanaa'nın eski eşi frau verena chanaa da öldürme suçundan) on iki ile on dört yıl arasındaki hapis cezalarına çarptırıldılar.

    disko saldırısından on gün sonra, 15 nisan 1986'da abd uçakları libya topraklarına kan ile gözyaşı kustu. operation el dorado canyon adıyla da bilinen bu saldırılarda on beşi sivil olmak üzere kırk libya yurttaşı ile iki abd'li pilotun öldükleri bildirildi. ölenlerin arasında kaddafi'nin on beş aylık evlatlık kızı hanna'nın yanı sıra başka çocuklarla kadınlar da yer alıyordu. yine kaddafi'nin çocuk yaştaki iki oğlu da yaralanmıştı.

    bu gelişmelerin peşinden, 21 aralık 1988'de heathrow havalimanı'ndan kalkan yüz üç uçuş sayılı pan american hava yolları uçağının iskoçya'nın lockerbie kasabası üzerinde patlaması sonucu uçaktaki iki yüz elli dokuz kişinin tamamı ile kasaba sakinlerinden on bir kişi yaşamını yitirdi. saldırının sorumlusu olarak libya ön plana çıktı. (bu olaydan sonra 19 eylül 1989'da bir başka uçak, kongo'dan paris'e gitmekte iken havada patlamış, içindeki yüz yetmiş kişiden kurtulan olmamıştı. yolcularının çoğu afrikalı olduğu için olsa gerek lockerbie faciası kadar önemsenmemiş bu patlamanın ardından da sanık sandalyesine libya oturmuştu.)

    ancak, hem londra'nın hem yerkürenin en önemli havalimanlarından birinden içi ağzına kadar patlayıcı dolu bir çantayla nasıl kolaylıkla uçağa geçilebildiği sorusu daha yanıtlanamadı. maltalı bir tüccarın birbiriyle gülünçlük derecesinde çelişen tanıklıklarından yararlanıldı. tanığın sözünü ettiği dönemde maltada bulunmuş abdelbaset ali mohmed al megrahi ile bir başka libyalı lamin khalifah fhimah yargılandı. megrahi suçlu, fhimah suçsuz bulundu.

    sitre körfezi'nde başlayıp iskoçya'da doruğa çıkan bu kanlı günler, büyük olasılıkla soğuk savaş kapsamında, domino etkisi türevi tasımlarla ilintiliydi. o günlerde doğu berlin'in adı bir iblis gibi sıkça ilençle yineleniyordu. elbette, şimdilerde loose change, zeitgeist, fahrenheit 9/11 gibi aykırı seslerin ışığında, dönemin çıkar ilişkilerinden yarar-zarar çözümlemelerinden yola çıkarak başka türlü çıkarsamalara erişmek olasıdır.
    ne diyelim, her kimlerin emeği geçtiyse bunca masumun kanında göz yaşında, elleri kurusun.

    artık geçtiğimiz yıl diye anabileceğimiz 2009'da, ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış libyalı megrahi iskoçya'daki hücresinden salıverildi; ağırlaşan sağlık durumu nedeniyle.
    ilginçtir ki bu kararın öncülündeki süreçte, ekim 2008'de, libya devleti iki uçak bombalamasının kurbanlarının, berlin'deki disko saldırısı kurbanlarının, trablus ile bingazi'deki abd bombalarında can veren libya yurttaşlarının yakınlarına; hepsine birden toplamda bir buçuk milyar dolar tazminat ödemeyi onayladı.

    libya devleti'nin açıklamasında, devlet görevlilerinin sorumluluklarının kabul edildiği bildirildi.
    oğul kaddafi'nin kan parası olarak adlandırdığı, ambargolara karşı ödün olarak vermek zorunda kaldıklarını bildirdiği, bazı kurban yakınlarının ise libya'nın sorumluluğuna inanmadıkları için almadıkları tazminatların kokusu alındığında uygar devletlerin de olaya bakışı değişti.

    paranın ortaya çıktığı süreçte italya, abd gibi eski düşmanları bile libya ile yakın durmaya, dostluk göstermeye çabaladılar.
    hatta, exxon, hallilburton benzeri devanası şirketler uzun kollarını libya topraklarına eriştirdiler.

    eh, bundan böyle oralarda bomba neyin patlamaması olasıdır.
    ne de olsa terör bombaları da "lüzumsuzsa söndür"ülen türdendir..
7 entry daha

hesabın var mı? giriş yap