şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • yemek tariflerinde verilen ölçülerle ilgili birkaç gerçekliğe değinmek gerekirse,

    *soğanın kavrulunca altın sarısı rengi olduğu söylenir. var mı soğanı kavururken ışıl ışıl parladığını gören? şahsen benim kavurduğum soğanlar yeşilimsi bir sarıdan direkt yanarak kahverengiye dönüyor.

    *peki hamurun kulak memesi kıvamına gelinceye kadar yoğrulmasına ne diyorsunuz? yoğururken bir yandan da kulağınızı mı elliyosunuz? (ıyy ) hadi ellediniz diyelim, hiç aynı kıvama geldiği oldu mu ?

    *peki bir tutam tuz dendiğinde hangimiz bir tutamı hesaplayarak tuz attık ? herkesin tutamı birbiriyle aynı mı ? tuz için ölçü verilmesi gerekli mi gerçekten?

    *ceviz iriliğinde hamurdan parçalar koparmak kadar gereksiz bir işle uğraştınız mı ? "of bu olmadı, ceviz böyle olmaz 2 cm daha almalıyım hamurdan" falan diye kendinizi mi yiyip bitirdiniz? peki cevizle hamurdan kopardığınız parçaları karşılaştırdığınız oldu mu? ya da hamurdan parçalar koparırken karşınıza model olarak cevizi oturttunuz mu hiç ?

    *onu geçtim, hamurlar neden pembeleşmeden kızarıverirler? ya da pembeleştiklerinde hala çiğ olurlar ? ya da gerçekten pembe olurlar mı ? fırının ışığı sarıysa bunu nasıl anlarız peki ?

    *aldığı kadar un ne kadar alır ? neyin aldığı undan bahsediyoruz ? kabın mı ?

    sorular.. sorular

    hanımlar...
    beyler...

    kendimizi kandırmayalım.

    mutfaklarımızda ne kulak memesi kıvamı ne de altın sarısı rengi var.