şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • ingilizcedeki "will be" kalıbının türkçeye devşirilmesi ile ilgili olarak; emareler o yönde ama aklı başında ingilizler* kalkıp yerli yersiz "will be coming, will be going" diye konuşmaz. içinde ıskartaya çıkarılabilecek* kelimeler barındırdığı için bu kipin düşüncesizce kullanılması o diyarlarda da sakil kabul edilir. sık kullanan hakkında bir yere küçük bir zihin notu düşülür.

    şayet yorolacağım'ın izlerini ingilizcedeki bu kalıba kadar sürebiliyorsak, türkçeye pek de matah bir uyarlama olmamıştır diyebiliriz. lakin şayet bu toprakların plazalarından fışkırmış hüdainabit bir yerel varyete ise, temel sorun, "olmak" fiilinin anlam haritasını iyi okuyamamaktadır, zira türkçede istismara en açık kelime bütün kipleriyle ve ondan türeyen tüm yardımcı fiil, sıfatımsı ve edatlarla birlikte "olmak" fiilidir. silkeleseniz, bir sayfadan ilk önce onlar dökülür. mesela, bkz. olarak. esasen, hakkıyla alınmış bir ilköğretim diplomasının bu sorunu çözmesi beklenir.

    dil polisliği yapacak halimiz yok. isteyen istediği gibi konuşsun. doktoralı de'cilere, edebiyat ödüllü ki'cilere laf etmiyor olduktan sonra yorolacağız diye konuşuyor olanlara mı tepki gösteriyor olacağız?

    desteksiz tahminimce bu iş yurtdışında mba yapmış ürün müdürleriyle başladı ve onlarla muhatap olan ajans müştemlerine geçti. oradan sekreterlere sirayet etti. ters bir manevrayla genel müdürlere bulaştı. oradan da onların metreslerine, metresten kuaföre, kuaförden de kokoreççiye, söylemesi ayıp.

    neticede, bu kalıbın epidemiyolojisi farklı olsa da yerleşik demografisinin bayan kelimesine benzediği görülüyor. bayan'ı benimsemiş biriyle sohbet ederiz, samimi oluruz, icabında evimize de girip çıkar ama mesela bir ömür boyu aynı yastığa baş koymayız. yorolacağızcılar da aynı; onlar bizim canımız ciğerimiz, başımızın üstünde yerleri var ama öyle konuşan birinden çocuğumuz olsun istemeyiz. o ayrı.
48 entry daha