şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • bugün 10 yetişkin ve 8 çocuktan oluşan bir grupla gittiğimiz, nefis mercimek çorbası ve etli mantının tadına doyamadığımız mantıcı.
    ana/oğul işletmenin hem sahibi hem de çalışanları.
    ailenin eski eşyalarından oluştuğunu tahmin ettiğim dekorasyonundaki her nesne bir öykü anlatacak gibi duruyor.

    ancak ambiyans ve yemeklerin lezzeti, oğul/işletme sahibi/garsonun tuhaf davranışları ile gölgelenmiştir. şöyle ki:

    yetişkinleri gayet saygılı ve efendi kişilerden oluşan grubumuzdan bir arkadaşımızın canı börek çekmiş ve dışarıda börek yiyip bize katılmıştı.
    oğul/işletme sahibi/garsondan istediği suyu tam içerken oğul/işletme sahibi/garson kendisine "bu suyu helal etmiyorum, sen dışarıda yedin" diyerek suyu arkadaşımızın boğazına dizdi.
    daha sonra toplu olarak çay istediğimizde, suyu zehir edilen arkadaşa çay getirilmedi. gerekçe ise ilk kez duyduğumuz cinstendi: "ona çay yok çünkü o bizim müşterimiz değil".
    gerekçenin çay getirilmeyen arkadaşın kendisine değil, (müşteri olan) başka birine açıklanıyor olması da ayrıca dikkat çekici bir durumdu.
    bitmedi:
    1,5 yaşındaki bebeğimize vermek için sarımsaksız yoğurt istediğimizde aynı şahıs "bizde öyle yoğurt yok" yanıtını verdi ve bebeğimize yoğurt veremedik. ancak sonradan diğer masada oturan arkadaşlarımıza sarımsaksız yoğurt servisi yapıldığını öğrendik. üzüldük.

    servis sırasında yaşanan diğer komik olayları yazmıyorum.

    bunlara rağmen nevi şahsına münhasır bir işletme ve nevleri şahıslarına münhasır ana/oğul tarafından işletiliyor. (sinirleri sağlam tutmak şartıyla) ziyaret edilip yemeklerinin tadına bakılmasını öneririm.
    tüm bunlara rağmen menüde olan ancak tadına bakamadığım etli sarma ve dondurmalı ekmek kadayıfı için gene gitmek istiyorum.

    (bkz: soup nazi)
    (bkz: the soup nazi)
    (bkz: müşterisini azarlayan esnaf)
9 entry daha