şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • ne zamandır kafama takılır dururdu; "nota dediğin sonuçta beli bir frekans aralığı. öyleyse aynı oktavdan aynı notayı veren iki kişinin sesleri tamamen aynı olmak zorunda değil mi? ses tonu farkını yaratan nedir?" diye. sonunda bir bilene, okuyana danıştım. konuyu kolay yoldan, bana yetecek kadar öğrendim. size de anlatayım;

    her ne kadar insan kulağı ayırdına varamasa da her ses kaynağından doğuşkanlarıyla* birlikte çıkıyor. yani ağzından la notası çıkıyorsa, suya atılan taşın etrafa saçtığı damlalar misali etrafa başka notalar da saçılıyor. sıradan insan kulağı bunlardan sadece ilkini duyabiliyorken, frekans kulağı gelişmiş insanlar 2 ya da 3ünü duyabiliyorlar. ancak 3ünü de duysan geriye 8-9 ses daha kalıyor sonuçta. (tam sayıya bakmaya üşendim şimdi) işte bu algılandığı halde duyulup ayırt edilemeyen seslerden hangisinin daha baskın, hangisinin daha silik olduğuna, bu seslerin dağılımına göre de ses tonları farklılaşıyor. aynı kombinasyonun denk gelmesi, tamamen aynı ses tonuna sahip olma olasılığı da 2-3 milyarda bire denk düşüyor. (ahah böyle yuvarlamama mı olur, 1 milyar olasılığı harcadım göz göre göre)

    aynı mantık "nasıl oluyor da zurna ile akordeon arasında ses farkı oluyor" devrik sorusu için de kurulabilir. hatta siz kurun bana da anlatın. hem cümle içinde kullanmış, pekiştirmiş olursunuz.
24 entry daha