şükela:  tümü | bugün
48 entry daha
  • farklı milletten, farklı kültürden, birbirini tanımayan yabancı iki insanı ortak bir paydada buluşturabilen, 2 dakika içinde can ciğer kuzu sarması ya da enseye şaplak göte parmak dediğimiz kıvama getiren, sevgi pıtırcığı insanların dinlediği müzik türü. bu olay başıma birden fazla kez geldi, aklıma gelen iki örneğini yazacağım birazdan. sıkılıyorum evde, bari bişiler karalayayım di mi?

    birinci olay.
    yer: viyana

    viyana'da erasmus döneminin başlarındayım. programa katılanların bileceği gibi 30 ects doldurmak gibi bir koşul var, viyana teknik üniversitesi'ndeki kredilerin çok az olduğunu görüp çeşitli katakulliler aramaya başlayan ben, viyana üniversitesi'ndeki bir almanca dersinin 12 ects olduğunu görüp balıklama atlarım. boru değil, onu alıp geçersem nerdeyse başka bir şey yapmaya gerek kalmadan dönemi kapatmış olacağım. neyse, bunun için ilgili üniversiteye gittim. bürokratik bir takım ıvır zıvırla uğraşmam gerekiyordu, öğrencisi olmadığım bir üniversiteden ders almak için. bu işlerle ilgilenen birisiyle görüşmem lazımdı, kapıda kuyruk vardı ve beklemeye başladım. bu sırada türk pasaportumu gören bir eleman yanıma geldi ve "bende ne ingilizce ne almanca var, burada okumaya başlayacağım ama türk bir kadınla görüşecektim o gelmemiş, senle beraber gelsem benim için de konuşur musun?" dedi, tamam dedim o da benle beklemeye başladı.

    sıra bize geldi. içeri girdik ve ne göreyim, konuşacağımız kişi 20li yaşlarda, üzerinde die apokalyptischen reiter tişörtü olan bir eleman. ben ilk başta hiç çaktırmadan kendi işimi hallettim ve yanımdaki türk elemanın da derdini anlattım. tam işimiz bitmişti ki "güzel tişörtmüş" dedim, çocuk da şaşırdı tabi "aa tanıyor musun" diye. olay ondan sonra koptu. odanın kapısında bir kuyruk insan konuşmayı beklerken biz adamla koyu bir metal sohbetine daldık. viyana'daki konserlerden girip, teknik üniversitedeki metalci kitleyi analiz etmekten çıktık falan. yanımdaki türk eleman da anlamsız gözlerle bakıyordu "adamlar akraba çıktı lan heralde" diye. bir 10-15 dakika falan geçmişti heralde ben işin boka sardığını ve birazdan dışarıdaki kitle tarafından linç edileceğimi anlayıp "neyse ben kaçayım en iyisi millet bekliyo" deyip öyle çıkabildim odadan. yoksa sonsuza kadar sürebilirdi o muhabbet. bu elemana daha sonra çeşitli konserlerde rastlamam da işin bir diğer ilginç yanı oldu.

    ikinci olay, bu daha da ilginç bir yerde geçiyor.
    adıyaman, nemrut dağı'nın etekleri

    nemrut dağı'na yürüyerek çıkmışız, dönüşte bir 12 km daha yürümemek için yardımsever bir abi bizi minibüsüyle kaldığımız pansiyona kadar bırakmaya karar verdi. yolda giderken iki tane tip gördük, abinin yardımseverlik duyguları iyice kabardığı için olacak, onların yanında durup zorla onları da aldık minibüse.

    sonra muhabbet açıldıkça gördük ki bunlar finlandiyalı, türkiye'ye 2-3 günlüğüne gelmiş, asıl hedefleri, iran, hindistan, vs. üzerinden nepal'e gitmek olan iki tane çılgın tip. finlandiyalı olduklarını öğrenmemle birlikte tabi üzerimdeki korpiklaani tişörtünü gösterip grubu tanıyıp tanımadıklarını sordum. "duymuştum" dedi biri sadece. biraz daha konuştuk, elemanlardan biri opeth ve agalloch hastası çıktı, ki biz de ailecek hastasıyız. o gece ne yapacakları hakkında hiçbir fikri olmayan bu ikisini pansiyonda kalmaya ikna ettik sonunda. sonra itiraf ettiler, meğerse gurur yapıyorlarmış. ilk başta "kem küm, kalsak mı ki?" falan diyen tiplerin aslında o gece yatacak yerleri yokmuş ve ne yapacaklarını düşünüyorlarmış. "bizi kurtardınız" dediler resmen. o akşam beraber yemek yenildi, müzik tavsiyesi yapıldı karşılıklı, mail adresleri alındı ve hala irtibat içindeyiz.

    tabi aslında olay şu noktaya geliyor, burda önemli olan bir kişinin metal dinlemesinden ziyade açık fikirli olması. metal genelde başlangıç için bir ortam yaratıyor, normalde utangaç veya çekingen olan kişilerin (finler mesela) ilk şoku daha çabuk atlatmasını sağlıyor mesela, ortam ısınıyor bir anda. ama kendi tecrübelerimden yola çıkarsam, metal dinleyen insanların çoğu daha açık fikirli olma eğiliminde, belki kendi ülkelerinde aynı sorunlarla karşılaştıklarından veya küçümsendiklerinden mi bilemiyorum ama daha kolay empati kuruyorlar belki de. ya da tamamen "bıradırz of metal" gazı da olabilir eheh. tabi nsbm dinleyip kendini nazi diye etiketleyerek ırkçı ithamlarda bulunan ergenler bu kategoriye dahil değil.

    metal festivallerindeki ortam çok az yerde bulunur gerçekten. onlarca milletten insanın ortak bir paydada birleşip birkaç gününü beraber geçirmesi, her gün yeni insanlarla tanışmak, ön yargıları kırmak, güzel şeyler bunlar. the end.
69 entry daha