şükela:  tümü | bugün
63 entry daha
  • isa hıristiyan inancına göre zombi mi? bunu düşünmemiz gerek. sırf burada bahsedebileyim diye #18675049 no'lu entiriyi itelemek durumunda kaldım. zira orada av-avcı korelasyonunun isa'nın uluhiyeti yanında bireysel yaşamındaki kendinden vazgeçişi söz konusu olduğunda da birtakım kayda-değer imgelemi mümkün kıldığı aşikâr. ama burada asıl değinmek istediğim husus, yukarıda bahsettiğim entirideki stoicus sıfatının gösterdiği üzere isa'nın bir zombi olarak düşünülüp düşünülemeyeceğidir. buna değinmeden önce stoicus'un içerdiği manaya ilişkin geçmişte yazdığım bir yazıdan alıntı yapayım. aslında alıntının içinde alıntı var:

    --- stoacılığı zombicilik veya haşhaşçılık olarak görmemek gerekiyor. w. b. irvine'in şu ana kadar gördüğüm en iyi isme sahip kitabında (on desire: why we want what we want, oxford university press, 2006) stoacı terimini yapısal olarak - kabaca incelemeye almış ve şöyle demişti: "stoacılarla ilgili ilk bilmemiz gereken şey, onların 'herhangi bir tepki belirtisi göstermeyen' anlamında, ilk harfi küçük stoical olmadıklarıdır. sözlüğe göre bir stoacı (küçük harfle: stoic) 'herhangi bir mutluluk, acı, keder vb. belirtileri göstermeyen'dir.' bu tanım bizi stoacıların duygu anlamında zombi olduğu sonucuna götürür. oysa daha derin bir araştırmayla görürüz ki, stoacılar (s'si büyük olacak) zombi değildir, başka bir kimliktedir. stoacılar arasında sayılan rhodes'li posidonius şöyle tanımlanmıştır: çok yönlü ve bilgili, tarihçi ve gezgin, yeryüzü çemberini hesaplamakla uğraşan ve gelgitlerle ay'ın evreleri arasındaki bağlantıyı ispat eden biri." (sf.239) ---
    http://www.jimithekewl.com/…stoaclk-zombicilik.html

    o hâlde stoicus dediğimiz yaşamsal belirti göstermeyen ve etkilere tepkisini ya çok geciktiren ya da tümden iptal eden zihinlerin herhangi bir meşguliyetinin de olmaması gerekiyor. isa bu anlamda düşündüğümüzde acıdan, kederden, sevinçten, umuttan, umutsuzluktan muaf tutulmuş bir kişi olarak göze çarpıyorsa da aslında tüm yaşamını feda ederek kendinden vazgeçmiş bir kimlikle adanmışlık sergiler, böylece zombi olmaktan kurtulur. ölümden sonra dirilmesiyle ilgili anlatılanların bir isa vaadi olarak değerlendirilmesi doğru değil. zira onun yaşarken "ben öleceğim ve dirileceğim" dediğine ilişkin bir kayıt olmamakla birlikte, diriliş hikâyesi tümüyle maria magdalena kökenli ilahi bir aşka endekslenmiş bir inanç testinin ürünüdür. zira credo quia absurdum düsturunda olduğu isa'nın dirildikten sonra maria magdalena'ya görünmesi ve kendisine dokunmak isteyen bu kadına "noli me tangere" demesi, açık-saçık "saçmalık"a bile teslimiyeti simgeler. "bana dokunmadan inan" diyor isa, "ben dirildim veya dirilmedim, bunun bir önemi yok. ama sen bana dokunmadan inan" demeye getiriyor.

    bu maria magdalena'nın nezdinde oynanan bir inanç oyunundan öte anlam taşınmaz ilk başta. sonra oyunun ebatı genişler. tarihte kuşkucu thomas olarak anılan şahsın inançsızlığı (incredulitas) tam da bu sebepten araz çıkarır. isa'nın dirildiğine inanmaz. ve isa yuhanna 20.27'de şöyle der "noli fieri incredulus sed fidelis!" (http://www.jimithekewl.com/…as-ve-incredulitas.html) "noli me tangere" gibi "noli fieri incredulus" da isa'nın diriliş öyküsünün basit bir sağlam inanç arayışından ibaret olduğunu gösterir. "noli" diyor isa, sadece "noli" yani "yapma". neyi "yapma"? "dokunma" ve "inançsız olma". isa'nın yaşarken türlü etkilere tepki göstermemesi (çile) gibi, dirilmesi de önemsiz aslında. hıristiyanlık teolojisinde önemli olan gerek isa'nın yaşarken çektiği çilenin ibratlik olması, gerekse dirilmesiyle birlikte edinilen inanç sınavının daha sonraki hıristiyanlara tevekkülle ve kendinden vazgeçmeyle ilgili model teşkil etmesidir. hıristiyanlık nezdinde dilimizi ısırarak da olsa söylememiz gereken şey isa'nın rol-model teşkil etmesinden öte bir anlamı olmadığıdır, dinin temel harcını karan ve strüktürünün sınırlarını belirleyen aziz paulus olmuştur.

    kilisenin hakîm ve makûl göremeyeceği toma incilinin 12. kısmında müridleri isa'ya sorar: "biliyoruz ki sen bizleri günün birinde terk edeceksin. o zaman bizlere kim nezaret edecek?" isa da onlara şöyle cevap verir: "hangi makama erişmiş olursanız olun, semanın ve arzın kendisi için yaratılmış olduğu sıddîk ya'kub'a gideceksiniz." 13. kısımda ise bu sefer isa müridlerinden bir şey ister: "bir mukayese yapın da benim kime benzediğimi söyleyin bakalım." şem'un petrus der ki "sen sıddîk bir meleğin benzerisin.", matta der ki "sen hakîm bir filozofun benzerisin.", toma der ki "efendim senin kime benzediğini ifade etmek hususunda benim ağzım asla muktedir değildir." bunun üzerine isa şöyle cevap verir: "ben artık senin efendin değilim; çünkü sen benim ifşâ etmiş olduğum kaynayan kaynaktan içtin de sarhoş oldun." 28-29. kısımlarda ise isa'nın bedensel durumunu ifşa ettiğini görürüz:

    "âlem'in ortasında kıyâm ettim ve onlara etten-kemikten gözüktüm; ama hepsini de sarhoş olarak buldum. içlerinde susamış olan hiç kimse bulmadım. ve nefsim bu insanoğullarına acıdı. çünkü onların kalpleri körelmiş olup dünyaya bomboş gelmiş ve buradan çıkmak yolunu da bomboş olarak aramakta olduklarının farkında değiller. ama şimdi sarhoşlar. hidayete ise sarhoşlukları geçince ermiş olacaklar. 29... eğer beden rûh'dan ötürü var ise bu bir mûcizedir; ama eğer rûh bedenden ötürü varlığa kavuşmuşsa bu bir mûcizeler mûcizesidir. ama beni hayrete düşüren, nasıl olup da bu büyük zenginliğin bu fakirlikte ikâmet ettiğidir."

    sadece bir fikir vermesi açısından burada paylaştığım toma incilinin 27. bölümünde "eğer dünyaya karşı oruçlu değilseniz melekûtu bulamayacaksınız" deniyor. bu da söz konusu dönemin baskın ekollerinden olan stoacı ilhamın bu din üzerindeki etkilerinden birini gösterir. nunc est resurgendi locus başlığında işlediğim gibi, bu dönemde bilgenin resurgere'si yani yeniden -zihnî- yükselişi bir ideal olarak sunulmuştur. isa'nın dünya nimetlerinin küçümsenmesi konusunda olduğu gibi tanrı'ın yanına yükselmesi konusunda da sonraki imanlılara yok göstermesi istenmiştir. isa zombiyse de, rol-modelliği iyi tasarlanmış bir zombidir.

    addendum@: toma incili'nden aktarımlarda temel aldığım metin için bkz. ahmed yüksel özemre, toma'ya göre incîl ya da hz isâ'nın 114 hadîsi, kaknüs yay., 2. baskı, 2002.
275 entry daha