şükela:  tümü | bugün
60 entry daha
  • geçtiğimiz yıl kendi adıma risk alarak tercih ettiğim okulum , hemen aklımıza geliveren risk noktaları: yeni okul, mezun vermediği gibi adı bile duyulmamış, sadece iki bölümü var, kampüsü yok, gözüken akademik kadrosuna göre ders sisteminin oturtulmuş olduğu şüpheli, vs. vs.

    geçen bir yılda, daha önceki üniversite tecrübeme dayanarak (bkz: yıldız teknik üniversitesi) ben üniversite okumamışım, asıl olması gereken buymuş diyebileceğim okuldur.

    evet aksaklıkları var; örneğin yaz okulunda yüzlerce ders açılmıyor, çünkü henüz az kişiyiz, 5 yıl sonra açılacaktır, dert edilmemeli. örneğin kampüs hayatı yaşanmıyor, minik bir bahçede ve toplamda 400 kişiyle (bu yıl 1000 olacağız) her daim birliktesiniz, ama kim bilir belki yıldız teknik'in orta bahçesinde o kadar king oynamasaydım o zaman okul biterdi.. *
    ve evet bir çok kişinin lanet olsun diyebileceği bir şey de var : ödevler! değil daha önceki üniversite ve dahi lise hayatımda şu bir yılda yaptığım kadar ödev yapmadım arkadaş.. her hafta her dersten minimum bir ödev, öyle kolayla da bitmiyor, turnitin derdinden de kopyala yapıştır yapılmıyor, hepsi safi alın teri. ancak bu duruma lanet edilmemesi gerektiğini final zamanı anlıyorsunuz, çünkü ödevlere bakmak zaten geçirdiğiniz dönemi kavramak anlamından çok değerli, son gün sabahlamıyor adam gibi zamanında öğrendiklerinizi tekrar ediyorsunuz. yani bu duruma ne yönden bakmak istediğiniz size kalmış.

    gelelim şahsi memnuniyetlerime..
    sürekli cesaretlendiriliyorsunuz, girişimcilik en önemli değer, fikir ürettiriyorlar size, öyle de böyle de çıkıyor bir şeyler, sınıfınızda hayallerini gerçeğe dönüştüren insanlar görmek daha da teşvik edici inanın.
    akademik kadro erişilemez yerlerde değil, bir üst katta.. hiç bir öğretim üyesinin dokunulmazlık hakkı olmadığı gibi rektörünüzün de yok -1.sınıf ilk dönem dersinize de giriyor üstelik. ytü’de -ve eminim türkiye’deki üniversitelerin %95’inde- rektörün tank gibi arabasından başka bir şey göremezken burada her köşe başında rastlaşabilir, yapılan toplantılarda derdinizi anlatabilirsiniz, aynı şey öğrenci birliği için de geçerli; oyunuzun işe yaradığını görüyorsunuz, kapalı kapılar ardında dolaplar dönmüyor, ne idüğü belirsiz insanlar öğrenci birliği başkanı olup kafasına göre iş yapmıyor.. “samimiyet” anahtar kelime, telaffuz edilmiyor -direkt okulun havasında var.
    eğitim içeriğine diyecek laf yok, işletme alanında bu zamana kadar yurtiçi ve yurtdışında eğitim görmüş ve eğitim vermiş insanlar işlerinin erbabı, derslere sıklıkla gelen misafir konuşmacılar da dünyada neler olduğunu takip etmeniz için iyi bir avantaj. mezun olduğunuzda armut gibi iş başvurusunda bulunmayacağınız garanti; sektörleri biliyorsunuz, artılarını eksilerini bizzat birinci ağızdan dinlemiş oluyorsunuz; kibarlık olsun diye değil gerçekten merak ettiğiniz şeyleri sorup öğreniyorsunuz, ve cevapları da samimiyetle alıyorsunuz.

    söylenecek çok şey varmış da yazamamışım ve yazdıklarımla da hakkını verememişim gibi hissediyorum, memnuniyetimi ve verdiğim kararın doğruluğunu söylemiş miydim?

    son olarak: önümüzdeki günlerde yaşanacak tercih maratonunda özyeğin üniversitesi'ni tercih etmeyi düşünen sözlük yazarlarının sorularına yardımcı olmaktan mutlu olurum.
611 entry daha