şükela:  tümü | bugün
86 entry daha
  • zeka insana hayatının erken evrelerinde yardımcı olan, hayat ilerledikçe önemi azalan bir araçtır. bir insanın zekaya olan gereksinimi 18-25 yaş arası dönemde büyük ölçüde ortadan kalkar. üniversiteden mezun olduktan sonra hatta üniversiteye kapağı attıktan sonra zeka bir insanın sahip olduğu özellikler arasında önem açısından alt sıralara iner. günümüzde eğitim sistemi bu evrelere kadar zeki olanlarla olmayanları ayırmak, kategorize etmek, bir nevi toplumu damıtıp parçalara ayrıştırmak ve önemli görülen işlere/mesleklere zekileri, daha önemsiz kabul edilenlere zeki olmayanları yönlendirmeyi amaçlar.

    bir insan tamamen sorumsuz veya anarşist bir karaktere sahip değilse, okumasını engelleyen ağır maddi sıkıntıları yoksa zeki olduğu sürece eğitimin ilk aşamalarını pek çaba göstermese de kolayca atlatabilir. üniversite sırasında ve sonrasında ise artık zekanın kendisine hemen hemen hiç fayda sağlamadığını fark eder. bazen "hocalar bana taktı", bazen "ülkenin en iyi okulunda okudum hala işsizim, böyle memleket olmaz olsun", bazen "akademik hayat bir kölelik sistemi" vb. serzenişlerle bu acı yüzleşmeyi ertelemeye, başarısızlıklarına kılıf uydurmaya, zekasının artık bir hiç değerinde olduğu gerçeğinden kaçmaya çalışır.

    bir insan ister akademisyen olsun, ister tıp doktoru, ister mühendis, avukat, gazeteci vs. zekası başarısını belirleyen önemli bir etmen değildir. motivasyon, azim, disiplin, öğrenme tutkusu ve iş ahlakı gibi vasıfların hepsi zekadan önce gelir. hiçbir işte başarılı olmak için üstün zekalı olmak gerekmez ama bu gibi vasıflar şarttır. zeki insan bu vasıflardan birkaçına sahip olmadığı sürece vasıfsızdır. ortaokulda lisede arkadaşları arasında en büyük günah olarak görülen 'çalışkanlık' bir anda olmazsa olmaz haline gelmiştir ve zeki insan buna alışmakta zorlanır, bunu kabul etmediği sürece vasatı aşamamaya mahkumdur.

    zeki olmak övülecek ve övünülecek bir şey değildir. ancak geri kalmış ülkelerde ve geri kalmış zihinlerde değerlidir. böyle insanlara göre 'aptal', 'tembel'den daha büyük bir hakarettir. "halkın yüzde altmışı aptaldır" dersen herkes sana düşman olur, ama "halkın yüzde sekseni cahildir, yüzde doksanı tembeldir" dersen "haklısın, doğru söze ne denir" derler ve bundan gocunmazlar. anne babalar çocuklarını zeki ama çalışmıyor diye "savunur". genleri karakterin önüne koyarlar ve bunda hiçbir gariplik görmezler.

    farazi bir genç arkadaşıma seslenir gibi yazayım: "zeki olmadığını düşünüyorsan merak etme, artık zekanın hayatındaki önemi çok azaldı. azmin, motivasyonun, disiplinin hepsi zekanın önüne geçti. aksi adil olmazdı, kim doğuştan seçilmiş ya da biçare bırakılmış halde dünyaya gelir? zeki olduğunu düşünüyorsan işin zor. şu ana kadar ihtiyaç duymadığın hasletleri bulup çıkarman gerekecek. artık kimse kimseden zekası sayesinde ileride değil, hatta sen zekan yüzünden muhtemelen geridesin. bunu kabul etmezsen tecrübeyle mutlaka öğreneceksin."

    özet geçeyim: "zekasına güvenenden bir halt olmaz."
291 entry daha