şükela:  tümü | bugün
55 entry daha
  • kendini öldürmeye kalkan bir kızın, bir haftalık ömrü kaldığını öğrendiği günden itibaren, bir akıl hastanesinde geçirdiği günleri anlatan kitaptır. bunu yaparken, normal insanların deli diye nitelendirdikleri kişilere ayna tutuyor paulo coelho. bunu yaparken 'normal'i ve 'deli'yi kendince tanımlıyor. ortalamanın (toplumun) yaptığına aykırı hareket edenlerin zihinsel rahatsızlık teşhisine layık görülmesini irdeliyor. tüm bunları yaparken de okuyucuya "doğru olan budur" demiyor; sadece birçok insanın aklının ucundan bile geçmeyecek, ama hiç de yok sayılmaması gereken bakış açılarını sunuyor okura.

    bunlarla birlikte çağımızın en gözde rahatsızlıklarından depresyon, panik atak, paranoyayı inceliyor; sebepleri hakkında fikir yürütme çalışıyor coelho. işte aşağıda, kitabın ortalarına doğru olan, bu konuyla ilgili bir kısımdan alıntı yapmak istiyorum. romanın kazandırmaya çalıştığı bakış açısı hakkında bir spoiler içeriyor olabilse bile, hikayenin akışı ile ilgili bir sorun yaratmayacağından hemen okunmasını öneriyorum. zaten aşağıdaki bölüm hoşunuza giderse, şiddetle tavsiye edeceğim ve çok büyük bir ihtimalle okumaktan pişman olmayacağınız bir kitap olacaktır veronika decide morrer.

    "
    yeni yapılan araştırmalar bir başka gerçeği ortaya çıkarmıştı: savaşların psikolojik kurbanları vardı, ama bunların sayısı stres, tekdüzelik, doğuştan gelen hastalıklar, yalnızlık, dışlanmak gibi sorunların kurbanlarından çok daha azdı. bir toplum, savaş, hiperenflasyon, salgın hastalık ve benzeri ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunda intihar sayısında hafif bir artış görülse de, depresyon, paranoya, psikoz vakalarında belirgin bir düşüş kaydediyordu. söz konusu sorun çözümlendiğinde vakalar gene normal düzeye dönüyordu. dr. igor'a göre bu şu anlama geliyordu: insanlar ancak koşullar buna elverdiğinde delirme lüksüne sahiptiler.

    önünde bir başka araştırmanın sonuçları vardı, bir amerikan gazetesinin dünyanın en yüksek yaşam standardına sahip ülke olarak nitelendirdiği kanada'da yapılmış bir alan araştırmasıydı bu.

    15-34 yaş arası kişilerin yüzde 40'ı, 35-54 yaş arası kişilerin yüzde 33'ü, 55-64 yaş arası kişilerin yüzde 20'si şu ya da bu türde bir akıl hastalığı geçirmiştir. her beş kişiden birinde halen psikiyatrik bozukluk olduğu, her sekiz kanadalı'dan birinin hayatta en az bir kez zihinsel bozukluklar yüzünden hastaneye yatırılacağı tahmin edilmektedir.

    'onların pazarı bizimkinden geniş,' diye düşündü dr. igor. 'insanların mutluluk olasılığı ne kadar yükselirse, mutsuzlukları da o kadar artıyor demek.'

    "***

    bu bölümü takip eden sayfalarda ise her günü bir öncekinin aynı olan kent insanının depresyona eğilimini; tekdüze, otomatiğe alınmış, sınırları zorlamanın hoş gözle karşılanmadığı toplum tutumu gibi sebeplere bağlıyor ve sorgulamadan, toplumun kendine dayattığı kurallar çerçevesinde devam eden yaşam tarzına ağır bir tokat vuruyor paulo coelho.
179 entry daha