şükela:  tümü | bugün
55 entry daha
  • dizisi bombaydı bunun.

    ibo dizide uzun adımlı komik yürüme stiliyle, gömleğiyle, kumaş pantolonuyla, minyatür bir ibrahim tatlıses'ti. daha ilk bölümde bir cinayete tanık oldu, boşanan çiftlere danışmanlık yaptı, adamın birinin parasını kapan kapkaççıyı ani bir hareketle yere indirdi. nerede yardım gerekiyorsa, o anda oradaydı. yani tam bir halk kahramanıydı.

    ibo'nun kötü mü kötü bir yengesi vardı. yengesi ibo'ya zarar vermek için, ibo'nun çok sevdiği sazını kırdı, ibo'ya şiddet uyguladı ama ibo yılmadı. gitti bir saz daha aldı, yengesi gene kırdı. ibo “yine dene, yine yenil, daha iyi yenil” felsefesini ilke edindiği için, gitti bir saz daha aldı, daha iyi yenilmek için bu sefer sazı kendisi kırdı.

    10 yaşında bir ramiz dayı'ydı o. "boşanmadan önce ibo'ya sormamız lazım. ibo çok zeki bir çocuk" cümlesinin öznesiydi. her konuda mutlaka bir fikri vardı ve hep doğrusunu, mantıklısını ibo düşünürdü ama sorun şu ki, onu sadece raşit ağbey anladı. onun her söylediğine sadece raşit ağbey inandı. kısacası küçük ibo batman'se, raşit ağbey alfred'di.

    yengesinin amcasını aldattığını gördü ama sadece raşit ağbey'e söyledi. kendisi yengesinden her gün şiddet görse de, amcasını üzmemek için, amca oğlunu üzmemek için "gık" demedi. onlar üzülmesinler diye, her gün yengesinden dayak yemeye razı oldu. sürekli yengesinin yataktan "- iboooooooooo" demesini hatırladı. bu travmayla baş başa kaldı. senaristi ve yönetmeni de sağolsun, bu travmayı her bölümde flashback ile yansıttılar.

    işte ibo böyle bir adamdı, en asil duygunun insanıydı.
53 entry daha