şükela:  tümü | bugün sorunsallar (9)
1188 entry daha
  • sokakta başına çocuklar toplanmıştı. ben de işten dönüyordum ne var orda diye baktım içimden ilk "alla alla beyaz fare ne arar sokakta" dedim.sonra yaklaşıp bakınca sesinden kedi yavrusu olduğunu anladım. kanla ve toprakla kaplaydı vücudu. parmak kadar bile yoktu. göbek bağı daha kopmamış arkasından uzun ip gibi sarkıyordu. oldukça kötü görünüyordu başında bir teyze vardı.içimden iyi teyze bakar buna dedim ve geçtim. gece otururken içime sinmedi kardeşimle eşim bakkala giderken "bir bakın bakayım yokuşta küçük bir kedi vardı" dedim duruyormu diye. geri geldiklerinde kedicik kutunun içinde duruyordu.eşimin gözleri ağlamaklıydı yolun ortasında duruyormuş hareketsiz. elleme pis demişler yaklaşma mikrop bulaşır demişler ama dinlememiş almış hemen.

    tesadüf o akşam kardeşimde annesinden yeni ayrılmış 1,5 aylık bir pitbull getirmiş.evde 2 yetim öksüz hayvan birde biz vardık.neyseki köpeğin sahibi hazırdı ama kedi daha kötü durumdaydı.ilk önce göbek bağını ateşte ısıtıp sterilize ettiğim yan keskiyle kestim. hemen ılık suda yıkadık. altından bembeyaz kartopu gibi bir kedicik çıktı ama oldukça cılızdı. hemen interneti açtım gerekli araştırmayı yaptım.normal süt hasta ediyormuş , anne sütü lazımmış , oldukça sıcakta durması gerekiyormuş v.s. gece gece biberon süt aramasından sonra belli malzemeleri temin edip eve döndük. kedi devamlı annesini aradığı için o küçük cüssesinden beklenemeyecek kadar yükses şekilde bağırıyordu. ilk önce kulak damlalığından bozma biberonumuzla zorla süt içirdik kendisine.çünkü bulduğumuz en küçük biberon bile çok büyük geliyordu. kedi biberonu varmış fakat bulamadık.gece 2-3 kez uyandı , yine sütünü içirdik ve masaj yapıp gazını çıkarttıktan sonra poposunu alkolsüz kokusuz ıslak mendille silerek tuvaletini yapmasını sağladık.çünkü anneleri emzirdikten sonra poposunu yalıyormuş tuvaletini yapsın diye.

    sabah eşim belediyenin bakım evi ve veterinerine götürdü."buraya bırakırsan bakamayız ölür" demişler "zaten şu an bile yaşama şansı yüzde elli biraz bakarsın yürüyünce sokağa salarsın" demişler. eşim ağlamaklı aradı "ölür dediler buraya bırakma dediler" diye. aklıma animal planetta izlediğim hayvan polisi programı geldi. sokakta yardıma muhtaç bir hayvan bulunca arıyorsun bizim ambulanslardan daha lüks bir araçla 2-3 kişi gelip anında müdahale ediyorlar. yanlarında getirdikleri ilaçlarla serum v.s. bağlıyorlar. bulana yasal bir kağıt imzalatıyorlar rızamla verdim diye. sonra doğru hastaneye tedavisi yapılıyor iyice iyileşince eğitimi için bakıcı aileye veriliyor sonra eğitimi bitince sahiplendiriliyor. bizde ayağına götürüp masrafı neyse ben karşılayacağım diyorsun bize bırakma ölür diyorlar. sosyal devlet bu herhalde.

    yine uykusuz bir gece geçirdik o gün. tam olarak 00,15 -02,00-04,15 ve sabah 07,00 da 4 kez uyandı ve besleyip masajını yapıp uyuttuk. eşimle ikimiz çalıştığımız için gündüz bakımı sorundu çünkü iki saatte bir beslenmesi gerekiyordu. sabah biraz geç çıkıp olabildiğince çok besledim.bu yüzden işe geç kaldım.öğle molamda otobüse binip eve gidip yine bolca besledim gün boyu tutsun diye. işler yığılınca öğleden sonra yemeğimi yiyemedim ve akşam yemeğinde telafi ederim diye düşündüm. akşam izin alıp biraz erken koşa koşa eve gittim. kendimi doyurmadan onu doyurdum. açlıktan tansiyonum düşünce ağzıma pişmemiş birkaç sosis attım.yarın nasıl bu tempoya dayanırım diye düşünürken eşim aradı "işi bıraktım" dedi. "neden" dedim "zaten memnun değilim bırakacaktım ,kedi bahane oldu" dedi. ödemeler krediler aklıma gelsede kediyi düşünüp bir an sevindirik oldum. akşam yemekli içkili bir düğüne gittik ama aklmız evdeydi.eve geldik "bu kedi 3 gündür kaka yapmıyor" dedim. eşimde "yapmazsa yarın götürürüz veterinere" dedi. aklıma sütüne zeytin yağı damlatmak geldi. zeytinyağlı sütü içince üstünede masaj yapınca beklenen misafir geldi ve 2 kez üst üste kaka yaptı. o kadar sevinmişimki eşime "oh be yaptı sonunda gidip bir sigara yakayım ben yapsam bu kadar rahatlamazdım ,hemen bi kafasından öpeyim hak etti" dedim. eşimde "bende kaka yapıp sana göstersem benide öpermisin dedi ,hem biliyorsun ben pembe kaka yaparım" dedi gülüştük.

    ertesi gün oto pazarına gideceğim aklıma geldi , biriyle randevulaşmıştım fakat uykusuzluktan uyuya kalıp geç kaldım. oto işide yattı. pazartesi yine sabah erken kalkıp yanına sıcak su şişesi koyup işe gittim.eşim evde olacağı için içim rahattı. ama sonuçta ikimizinde uzun süre evde olamayacağımız zamanlar olacaktı zaten apartmanda hayvan beslenmesine de karşıydım. çözüm ararken bir işe yaramayan facebooktan yararlanmak aklıma geldi. hayvanseverlerin olduğu bir gruba resim çekip ilan koydum. aslında hiç ümidim yoktu ama bir dünya mesaj yağdı sahiplenmek isteyen. eşimi aradım "müjdemi isterim sahip buldum "dedim. "hemde başka kediside varmış deneyimliymiş 30 yaşındaymış" dedim. eşimden sevinç beklerken hıçkıra hıçkıra ağlama tepkisiyle karşılaştım. "vermesek olurmu ben bakarım" diye beni ikna etmeye çalıştı bende mantıklı olarak neden bakamayacağımızı anlattım. ikna olması için kediyi almak isteyen bayanla konuşmasını sağladım. kediyi alacak kişi bakamazsa sokağa bırakmayıp geri getireceğine söz vermişti.

    ikna olmuştu ama içi içini yiyordu.sonra aradı beni "ya satanistlerse kandırmak için iyi görünüyorlarsa" dedi.gülmekle karışık üzüntülü olarak telkin ettim. "ben veremem sen buluş sen ver ne kadarda vermeye meraklıymışsın" diye azarladı beni. işim olduğunu zaten kedi yüzünden mesai yaptığımı söyleyince kabul etti. yaklaşık 1 saat sonra telefonu açtığımda ağlayan bir sesle "verdim keşke vermeseydim ama istediğimiz zaman gidip bakabileceğiz konuştum" dedi. evet ev artık sessiz minik kediciğin yani bizim koyduğumuz isimle şanslının (erkekmiş bu arada) sesi yankılanmıyor. belki rahat uyuyacağız ama içimiz belli bir süre rahat olmayacak. ellemekte bile çekineceğiniz biraz daha dursa kediye köpeğe yem olacak ,kan ve toprakla bulanmış bu kedi yavrusunu sahiplendirdik. gözaltlarımız mor , uykusuzluktan başımız ağrıyor ama çocukları için gelecek kaygısı güden bir çift anne baba gibi huzurluyuz. gözleri açılmadan (10 günlükten önce gözleri açılmıyor) bizi ve yaptıklarımızı göremeden elimizden uçup gitti.

    kimileri bebek için staj olmuş diyor yok be diyorum kedicik başka birşey. geceleri istemsiz uyanırım diye korkuyorum. gözlerini göremedim ya ona yanıyorum. bilançoyu açıklamak gerekirse elimizde bırakılmış bir iş , alınmamış bir araba , boş süt kutuları ve mama kapları kaldı. garip bir duygu içindeyim , içimden "gözlerini ne renkti acaba" diyorum ve özlüyorum.bu arada geçen hafta mordoğanda oltama istemeden takılıp ölen köpekbalığının vicdan azabını şanslıyla bir nebze olsun giderdim. bir hayvanı doğadan aldım diğerini geri verdim. denge bu olsa gerek.
8608 entry daha