şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • "the architect" ya da "the engineer" diye de anılırlar.

    detaylarla haddinden fazla ilgilenmezler ve işlenmemiş, değiştirilmeye muhtaç olarak tarif ettikleri çevreleri üzerine yoğunlaşarak analitik kaynaklardan beslenmeye önem verirler. kişilerle değil olgularla ilgilenirler, kişiler için değil kişilerin hayatlarını inşa ettikleri maddi ve manevi kaynaklar üzerine eğilirler.

    bu zaman zaman problem haline gelebilir, çünkü gerek insan ilişkilerinde, gerekse de projelerin hayata geçirilmesi sürecinde (her daim en aşağı 10-15 projeleri vardır ceplerinde), pratik işlere karşı duygusuz, isteksiz, başına buyruk ve aşırı kuşkucu görünebilirler. ellerini attıkları konunun kafalarındaki nihai proje için katkısı olmaması durumunda kıllarını kıpırdatmayabilirler ve bu yüzden özensizlikle, hatta tembellikle suçlanabilirler. oysa garibim açlıktan ağzı koksa da onu yolundan alıkoyacak bir işe giriş(e)mez.

    kendi içinde yaşayan insanlar oldukları ve kafalarının içinde gündemlerindeki konuyu defalarca istişare etmiş bulundukları için, yaptığınız eleştirileri dinlemiyormuş gibi görünerek durmadan cevap yetiştiren ya da karşınızda esnemeye başlayan tipler de bunlardandır.

    "insanlarla değil olgularla ilgilenirler derken hep sosyal ilişkilerinde çelişkilerden bahsettin" derseniz, o şundandır: o binalar insanlar kullansın diye inşa edilirler.
36 entry daha