şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • seni seviyorum: beti ask bildirimine, acilmaya gondermez, ask cigliginin
    durmadan yinelenmesine gonderir.

    1. ilk acilma gectikten sonra, "seni seviyorum"un hicbir anlami yoktur artik;
    yalnizca gizemli bir bicimde, oylesine bos gorunur, ilk bildiriyi (o da bu
    sozcuklerle gerceklestirilmemistir belki) yinelemekle kalir. her turlu
    belirginligin disinda yinelerim onu; dilin disina cikar, oyle suruklenir,
    nereye?

    anlatimi gulmeden parcalarina ayiramam. daha neler! bir yanda "ben" olacagim,
    bir yanda "sen", ortada da "mantikli" (sozluksel olduguna gore) bir sevgi
    bagi. boyle bir ayristirmanin, dilbilim kuramina uygun olmakla birlikte, tek
    bir devinimle disari "atilani" ne denli bozup degistirdigini kim sezmez?
    "sevmek" mastar durumunda yoktur (ustdilsel yapintiyla vardir yalniz): ozne ve
    nesne onun soylendigi anda sozcuge dokulur, "seni-seviyorum" da ornegin
    macarca'da oldugu gibi tek bir sozcukle isitilmelidir (burada da okunmalidir):
    "szeretlek"; sanki fransizca guzelim cozumsel erdemini yadsiyarak, bitisimli
    bir dil olmus gibi (burada soz konusu olan da bitisimlilik ya). bu kitleyi en
    ufak sozdizimsel bozulma cokertiverir; bir bakima sozdizim disidir ve hicbir
    yapisal donusume gelmez; duzenlenimleri ayni anlami verse bile, hicbir
    bakimdan yerine konulanlarla esdegerde degildir; belki de hicbir zaman "onu
    seviyorum"a gecemeden gunler boyu "seni-seviyorum" diyebilirim: otekini bir
    sozdizimden, bir soylevden, bir dilden gecirmemek icin direnirim
    (seni-seviyorum'un biricik yukselme bicimi onu sert soylemek, ona bir onadin
    acilimini vermektir: "ariane, seni seviyorum," der dionysios (nietzsche)).
86 entry daha