şükela:  tümü | bugün
13 entry daha
  • garip bir hayat hikayesi var:

    maslow,1 nisan 1908’de new york’da doğdu.yalnızlık, aşağılık duyguları, depresyon ve mutsuzluk dolu bir çocukluk ve delikanlılık dönemi geçirdi. nefret dolu ve itici bir kadın olarak gördüğü annesini hiç sevemedi; hatta öldüğünde cenazesine bile gitmeyi reddetti. annesi sık sık tanrının kendisini cezalandıracağını söylerdi. bu tehditlerin de etkisiyle daha küçük yaşta dine güvenmemeye karar verdi ve ateist oldu.

    bir çok okul ve iş değiştirdi. hayatı boyunca sıkıldığı her şeyi terk etti.pek çok ödül almasına,bir çok alanda (iş idaresi,eğitim,ilahiyat vs.) yazıları ve konuşmaları ile tanınmasına rağmen hep ıstırap, acı ve ağrılar çekti; kronik yorgunluk, hipoglisemi, kalça artriti ve kalp sorunları vardı. performans anksiyetesi sorununu ölünceye dek yaşadı. evliliğinde de (kuzeni ile evliydi) hep kafasında soru işaretleri ve sevgi güvensizliği ile yaşadı. vefatından bir ay önceki son makalesinin girişinde hiçbir zaman cesur bir lider ve hatip olamadığından yakınarak “ben mizaç olarak cesaretsizim ”diye yazıyor ve ekliyordu ”bu da bana hayatım boyunca bitkinlik, gerginlik, korku, endişe ve kötü uykulara mal oldu”.

    8 haziran 1970’de hafifçe koşarken 62 yaşında şiddetli bir kalp krizi sonucu vefat etti.

    böyle bir yaşamı olan maslow’un bugün eleştirilere rağmen hala kabul gören bir kuramın yaratıcısı olması ilginç,ama,tesadüf değildir. maslow,asla olamadıklarını ve inanamadıklarını bu kuram ile idealize etmiş ve kendini bu yolla yüceltmiştir. küçük yaşta kaybettiği tanrı inancını ise transandantal (kendini gerçekleştirmenin bir yolu zirve yaşantılar) ve teolojiye (ilahiyat ile ilgili yazılar) olan merakıyla ikame etmiştir.

    kaynak: khaos.info
22 entry daha