şükela:  tümü | bugün
35 entry daha
  • geçenlerde erkek arkadaşlardan biriyle konusu açıldı bunun; evlenmeden önce hpv ile birlikte bilumum cinsel yolla bulaşan hastalıkla ilgili test yaptırmayı düşündüğünü söyledi. bildiğim kadarıyla bir erkeğin hpv taşıyıcısı olup olmadığını belirleyecek böyle bir test yoktu, eve geldim araştırdım. erkekler ve hpv ile ilgili bir sürü bilmediğim şeyi öğrendim, burda da paylaşayım amme hizmeti olsun dedim. velhasıl bu entarimin konusu daha ziyade erkeklerde hpv üzerine olacak.

    sandığım gibi erkekler için henüz amerikan gıda ve ilaç dairesi (bkz: fda) tarafından onaylanmış bir test yokmuş.* gördüğüm kadarıyla başka bir ülkede geliştirip onaylanmış böyle bir test de yok. sebebi de erkek genital bölgesinden yanlışa mahal vermeyecek şekilde numune toplamanın şu an için etkili, güvenilir bir yolunun olmaması. sadece abd'de birkaç araştıma laboratuvarında deneme aşamasında, ticari olmayan ve görünene göre ciddi false-negative olasılığı olan testler varmış. bir de eksi usül sirke testi var ama bu hpv'yi değil, hpv ya da ondan bağımsız genital siğilleri görmeye yarayan ve false-positive olasılığı yüksek bir test.

    türkiye'de bu alanda (aslında her alanda olduğu üzere) doğru dürüst istatistiki çalışma olmadığı için sayılar yine birleşik devletler'den gelecek. abd'de hayatı boyunca bir şekilde kendisine hpv bulaşan erkeklerin oranının %50'den fazla olduğu biliniyor. gençlik için bu oranın biraz daha fazla olduğu düşünülüyor. kadınlarda da bu oran çok yüksek. her şeyden önce hpv sadece anal ve vajinal dühulla değil, yakın ten temasıyla ya da oral ilişkiyle bile geçebilen, bulaşması oldukça kolay bir virüs. ve bulaşma oranının tahmin edilenden de fazla olduğu düşünülüyor çünkü virüs çoğu zaman bağışıklık sistemi tarafından ortadan kaldırılıyor. ancak kaldırılmadığı durumlarda hpv'nin dışarıdan müdahaleyle yok edilme olasılığı yok.

    peki bir erkek için kendisine hpv bulaşmış olması neden önemli?

    daha evvel de ayrıntılı bir şekilde bahsedildiği üzere bu virüsün onlarca değişik suşu var ve bunların bir kısmı belli bi problem yaratmazken bir kısmı her iki cinsin de vücudunda deride değişimlere (bkz: siğil)* (bkz: papillom), bazısı da kötü huylu tümorlere sebep olabiliyor. benim bilmediğim ise bazı hpv suşlarının sadece kadınlarda servikste değil, ender de olsa erkeklerde de penis, anüs veya ağız* çevresinde kanserleşmeye sebep olabilmesiymiş. (ilk ikisi, abd'de erkek kanserlerinin %0.2'sine tekabül ediyormuş.) genelde bunlar deride siğil gibi birtakım değişimlerle kendilerini gösteriyorlar. bu değişimlerin çoğu penis, yumurtalıklar, anüs (direkt anal ilişki olmasa bile; yani misal heteroseksüel erkeklerde de), kasıklar ve baldırlarda görülüyor. kısaca buralarda bir değişiklik gördüğünüz anda bir doktora görünmekte fayda var. ancak paranoya yapmanın pek gereği de yok çünkü bazen bu siğiller kendiliğinden geçiyor ya da hiçbir ileri derecede soruna yol açmadan ömrün sonuna kadar durabiliyormuş.

    risk faktörlerine bakacak olursak; türkiye geneli için güzel bir haber, sünnetli erkeklere hpv bulaşma oranının biraz daha düşük olması diyebiliriz. gay, biseksüel ve hiv-pozitif erkeklerin yüksek-risk taşıyan suşlar sözkonusu olduğunda anal veya penil tümorlere merhaba deme olasılıkları heteroseksüel erkeklere göre 17 kat daha fazla.

    erkeğin halihazırda birlikte olduğu ve yeni hpv-pozitif olduğunu öğrenen kadın cinsel partneriyle cinsel ilişkiyi kesmesi gerekmiyor çünkü süregelen ilişki süresince test yapılana kadar virüs erkeğe çoktan bulaşmış oluyor (ya da virüs ilk etapta erkekten kadına geçmiş de olabilir.) ve hpv'de bir ping-pong etkisi -yani aynı virüsü karşılıklı bulaştırarak etkisini artırma gibi bir durum- sözkonusu değil. ancak bir başkasıyla ilişkiye girilecekse vücuttaki aktif virüsler yeni partnere %100'e varan bir olasılıkla geçiyor. bu konuda sorumlu ve vicdanlı davranıp sözkonusu partneri ilişkinin başında uyarmak önemli. sonuçta bu virüslerin bazı tipleri kadınlarda hpv'li erkek kanserlerine oranla çok daha yüksek oranda ve ölüm riskiyle kansere sebep oluyor. (bkz: rahim ağzı kanseri)

    meselede önemli bir başka ayrıntı da hpv'nin direkt aldatma işareti olmaması.* virüs, kadın ya da erkekte daha önceki ilişkilerinden geçip aylar hatta yıllar boyunca sessiz kalmış ve uzun bir süre sonra (testle veya bir başka şekilde tespit edilecek şekilde) aktif hale gelmiş olabiliyor.

    peki hpv bulaşmasını veya hpv'ye bağlı riskleri azaltmak için neler yapılabilir, durum bu kadar çaresiz mi?

    hpv riskini handiyse tamamen ortadan kaldırmanın tek yolu hpv taşımayan iki kişinin ilk ve sadece birbirleriyle ilişkiye girip sonsuza kadar birbirlerine sadık kalmaları. elbette bu çoğu zaman mümkün bir senaryo değil.

    bütün popülasyonu düşünürsek hpv'yi toptan ortadan kaldırmak şu an için imkansıza yakın. ama kişiler bazında riski tamamen ortadan kaldırmasa da azaltacak bazı önlemler şöyle sıralanabilir:
    - ilişkiye girilen farklı kişi sayısını sınırlı tutmak ve aynı hassasiyeti gösteren kişilerle birlikte olmak.
    - uzun süreli ve karşılıklı monogam bir ilişkide değilseniz kondom kullanmak. (burada kondomun bütün genital bölgeyi örtmemesi dolayısıyla bulaşmayı yüzde yüz engellemediğine dair bir parantez açmakta fayda var. yine de tabii birçok başka hastalığın/virüsün vs bulaşma riskini düşürüyor kondom.)
    - genital siğiller ortaya çıkmışsa yeni partnerlerle ilişkiye girmekten ya da -gay/biseksüel erkekler için konuşacak olursak- genital siğilleri olan yeni bir partnerle cinsel ilişkiye girmekten kaçınmak.
    - kadın cinsel partneri, düzenli olarak pap smear testi yaptırması konusunda teşvik etmek.
    - son olarak, 2009 yılında onaylanmış, 9-26 yaş arası erkeklere uygulanabilecek ve hpv suş 6 ve 11'e karşı geliştirilmiş yeni bir hpv aşısı var. aşı yeni olduğu için olası riskleri ve yan etkileri henüz bilinmiyor ama böyle bir şeyin de var olduğunun aklın bir köşesinde olmasından zarar gelmez.

    kaynaklar:
    http://www.thehpvtest.com/about-hpv/faqs-for-men/
    http://www.geosalud.com/vph/hpvmen.htm
    http://www.hpvtestformen.net/
    http://answers.google.com/…hreadview/id/564071.html

    edit: son öğrendiğime göre hamile bir kadının vajinal doğumda nadir de olsa virüsü çocuğuna geçirme olasılığı varmış. yani hpv taşıyıcısı bir erkekseniz virüsü önce çocuğunuzu doğurmasını istediğiniz kadına* bu yolla dolaylı olarak da çocuğunuza geçirme olasılığınız var. kynk: http://pregnancy.ehealthforum.com/…/topic83428.html
107 entry daha