şükela:  tümü | bugün
50 entry daha
  • her perşembe 21:45'te izlerdim bunu. sonra bir de büyük bir zevkle pazar günü 21:30'da tekrarını izlerdim. hayır, anlamadığım neden tekrarını izlediğim falan değil, dizi zaten hep aynı şekilde ilerlerdi. niye aynı şeyleri 282812818 kere izledim ben?

    --- spoiler ---

    memoli sabah uyanırdı, işe gitmek için merdivenlerden aşağı inerken, rambo berk hemen kapıda belirirdi. memoli "allah allah, kesin burada bir düğme var. nereden anlıyorlar çıktığımı" derdi. sonra annesi ile memoli arasında genellikle seyirci tarafından da anlaşılamayan ve memoli tarafından "neeeee" diye cevaplanan süreç başlardı. en sonunda o kriz aşılır ve rambo berk "memoli abi, sana bruce willis gülüşü yapabilir miyim?" der, bruce willis gülüşü ile memoli'yi işe uğurlardı.

    memoli işe vardığında, genellikle mesai arkadaşı cem'in diğer polis memuru başak'a olan ilgisini dinlerdi. cem başak'ı ayarlayamadığından efkarlanır, memoli de hiç sektirmez, ona direkman "sapık" derdi. cem hemen olayı kabullenir, başak'a olan aşkını anlatmaya ısrarla devam ederdi. öyle tuhaf bir arkadaşlıkları vardı. o saatlerde aynı anda memoli'nin üst komşusu belgin abla, zeyno'yu yanına almış, hayat dersi vermektedir. bunu da atlamayalım, önemli.

    sonra memoli mesainin bitimiyle askeri jipine atlar, eve gelirdi. merdivenleri çıkarken, rambo berk gene atlar, memoli bu sefer "yok kesin düğme var" derdi. sonra iki üç şaka yapar, yukarı dairesine çıkardı. daire kapısının önüne vardığında, kapının kırık olduğunu fark eder ve "buraya kasap eleği koyacağım, nasılsa her gün kapı kırılıyor" diye esprisini patlatırdı. sonra da dudaklarını her iki yöne doğru bayram namazında kafayı çevirip "esselamünaleykümverahmetullah" dermiş gibi sağa sola kıvırır ve silahıyla içeri girerdi ve içeride zeyno'nun olmadığını fark ederdi. sonra da hiç şaşmaz "e be köylü kızı, e be köylü kızı! gene başını hangi derde soktun?" derdi.

    sonra memoli hala çözemediğim bir teknikle zeyno'nun yerini bulur, onu kurtarırdı. sonra da hiç sekmez "anlamıyorum ki, kesinlikle bela mıknatısı var sende. belayı çekiyorsun" diye fırça kayardı. o da ona "memoooliiii" derdi. öyle bir iletişimleri vardı işte ve dizi de böyle biterdi.

    dizi de sabit olmayan tek şey, "yalnızca iş arkadaşlarım memoli der, bana" kalıbıydı. memoli bunu her yerde derdi ama rambo berk'inden, zeynosuna, belgin ablasına, alt komşusuna, çaycısına herkes ona "memoli" derdi. içi boş bir kalıptı.

    bir de erkan ağa ile yaşar zeyno'yu ararlardı, onların derdini, hikayelerini hiç kavrayamadım. yaşar bir gün çöp kokteynırında yatar, öbür gün 5 yıldızlı otele giderdi. atkısını da asla çıkarmazdı.

    --- spoiler ---

    haa, bir de memoli mi, miroğlu mu tartışmaları vardı. hey allam yarebbim! daha kötüsüyse, bu dizi sayesinde tüm mehmet ali'ler bir gecede memoli oldu, amk.
114 entry daha