şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • çin ü maçin taraflarında, tibet ve moğolistan ’ın tonkin dağları eteklerinde misk geyiği denilen ve 68 cm boyunda olan bir hayvan yaşar. bu hayvana geyik denmesine karşılık daha çok boynuzsuz bir dağ keçisi görünümündedir. işte bu misk geyiğinin erkeği eş bulabilmek için karın derisinin hemen altında ve yumruk büyüklüğünde ter bezleri gibi bir bez yaratılmış olup, işte bu organ, siyaha yakın renkli bir salgı salgılamakta ve kokuların şahı ve padişahı misk işte bu salgıdan imal edilmektedir. bu misk bizzat hayvanın avlanması neticesinde elde edilir. ayriyeten, misk geyiğinin, etraftaki ağaçlara bir işaret bırakmak için bu miskten sürdüğü ve sürülen bu miskin kuruyup tabaka haline geldiği bilinmektedir. orada yaşayan halkta bu tabakaları çakı ile kazıyıp toplar ve misk elde ederler. dünya üzerinde pek az bulunan bu madde, zamanımızda sadece ıtriyat sanayiinde kullanılır. ayrıyeten, misk kedisi ve misk öküzü denen iki yabani hayvandan dahi geyiğinkilerle kıyas edildiğinde aşağı kalite bir misk elde edilir. fiyat olarakta misk geyiğininkine oranla daha uygundur. miskler içinde en makbulü tibet miskidir. amber ise; denizlerden elde edilir ve fevkalade nadir olduğu için, epeyce maddi külfeti vardır. hindistan, çin, japonya,amerika, irlanda gibi memleketlerin denizlerinde bulunan amber’in en meşhur yatağı bahama adaları 'nın açıklarıdır. en hakiki ve bereketli amber oradan çıkar. denizciler tarafından, suyun sathında, balmumu kıvamında topak topak bir madde olaraktan toplanıverir. ilkin pek fena ve keskin bir kokusu var ise de, zaman içinde hafifler işte o zaman misk ü amber’in amberi olur. rivayet ederler ki, denizin dibinde fokur fokur kaynayan bir kaynaktan fışkıran bu amber, zeytinyağı gibi suyun üzerine çıkar ve orada donup katılaşır imiş. yine rivayet ederler ki, denizlerde yaşayan ve kimselerin cismini daha hiç görmediği acaib ül garaib bir hayvanın af buyrun kusmuğu yahut dışkısı bu amber imiş. bir başka rivayete göre ise, hind-i çin taraflarında pek güzel ve çeşitli çiçeklerden bal devşiren arıların hasatı, yağmur ve rüzgar ile uçar gider, okyanusa karışır ve yüze yüze bu balın balı erir, geriye mumu kalırmış. işte bu mum da amber imiş. gerçekte ise adına ispermeçet balinası denilen, balina familyasından bir hayvan vardır. bu hayvanın öteki balinalara nisbetle en büyük farklılığı ağzında fevkalede keskin dişleri olmasıdır. bu hayvan, bilhassa mürekkepbalığını sever. işte bu ispermeçet balinasının bağırsaklarında amber oluşur. amber suyun üzerine çıkar. renginin koyuluğu da, o yenilip yutulan mürekkebbalığının mürekkebinden gelir. bu iki konunun birleşimi ile de misk i amber denilen müthiş koku ortaya çıkar.
3 entry daha