şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • hikaye çok da ilginç bir konuyu anlatmasa da, repliklerin altında baya birşeyi kurcaladıkları belli. caleb karakterinin ruhsal durumunu analiz etmeye kalktım tüm film boyunca, şu an başarılı olduğumu söyleyemem. biraz üstüne düşünüp konuşmak lazım. ki bu bir filmden geriye kalan güzel birşey değil mi?
    diğer yanda, oyunculukların hepsi ciddi anlamda başarılıydı. kesinlikle vakit kaybı olarak görmediğim filmlerden biri.

    --- spoiler ---

    filmin en başında aslında caleb'ın kadınlarla ilgili söylediği tüm o laflara inanmadığını düşündüm. ilk sahnede ağladı ağlayacak moddayken, kardeşi masaya gelince söylenmiş cümlelerdi zira. hikaye devam ettikçe, kardeşine anlatılan hikayenin gerçekliğini belki de yine kardeşine ispat etmeye çalışıyordu böyle konuşarak ve davranarak dedim. babası hakkında öğrendiklerini söyleyemediği için babasının söylediklerini gereğinden fazlasıyla, kadın düşmanına dönüşerek içselleştirmiş gözüküyordu. hikayenin sonunda ise, cidden ne amaçla emma'yla birlikte olduğundan emin olamadım. eski sevgilisine çok benzediği için mi? ki birkilte olduğu fahişeye sorduğu sorular bunu ima ediyor gibiydi. yoksa hatunun da diğer kadınlar gibi olduğunu bir şekilde ispatlamaya çalışıyordu? ilk başta bence yapmaya çalıştığı buydu, ama sonradan kardeşine söylememesi ve babasını da susturması bu olasılığı yok ediyor. gerçi hatun çocuğa gerçeği söyledi mi trende bilmiyoruz. yoksa cidden hatuan özel birşey mi hissetti? trenin gidişinde arkaya bakması, içlenmesi, sevişme sonrası konuşmaları sırasındaki gülümsemesi -ki film boyunca sadece burada gülümsedi adam- vs... emin olamadım.

    --- spoiler ---
1 entry daha