şükela:  tümü | bugün soru sor
5 entry daha
  • top ayaklarına gitmedği için topa kendileri giden insanlardır. şimdiye kadar görme engelli çok fazla arkadaşım olmadı, o yüzden farkedemedim aslında onların bir şeye ulaşmak için kendi ellerinde bile olmayan durumları nedeniyle, gören insanlardan ne kadar daha fazla çabalamak zorunda olduklarını.

    devlet bize memur olmanın ne menem bir şey olduğunu anlatmak için bizi bir eğitim sürecine tabi tuttu geçen iki haftada. grup da benim çalıştığım kurumdan gelenler ile ankara'da işe başlayan görme engelli öğretmenlerden oluşuyordu. işte bütün hikaye de burda geçiyor zaten. ilk sorun daha o ilk dersin başında ortaya çıktı: perdeye yansıtılan sunumu onlar göremedikleri için her bir kelimenin tek tek okunması gerekiyordu konuyu kavrayabilmeleri için. ilk ders bu şekilde atlatıldıktan sonra ertesi gün arkadaşlar hazırlıklı geldiler; yanlarında kendileri için hazırlanmış bilgisayarları veya ses alma cihazları vardı. ama bu sefer de mürebbiye engeline takıldılar. hoca'nıma göre ders sırasında ses kaydı almak yasaktı. e ama o zaman flash belleğinde yüklü pdf'i kendisine okuyacak bilgisayarı olmayan görme engelli n'apacaktı? bu da ikinci sorundu. çocuklar zaten devletin onlara sağlamadığınız braille alfabeli kitap açığını kapatmaya çalışıyorlar, hem de üstüne bunun yasak olduğunu söylüyordu devlet onlara. nasıl bir mantıktır hala çözemedim.

    insanları kanunlar nedeniyle %3 kontejanından kamuda işe almak, onlara önem vermek demek değildir. nasıl ki şeytan ayrıntıda gizli, bu beyaz çubukla yol yürüyen insanları istihdam eden devletin de sadece kanunun gereğini yapmış olmak için icraatta bulunmaması; durumu ayrıntısıyla değerlendirip ona göre iş süreçleri hazırlaması gerekli. ha, bu şekilde de o çark dönüyor mu? gayet de dönüyor aslında. ama tamamen bu insanların çabalarıyla ve istekleriyle dönen bir çark söz konusu. olması gerekenin tam tersi yani.
20 entry daha