şükela:  tümü | bugün
142 entry daha
  • kurgu, betimlemeler, karakterler ve üslup olarak 1984 kalibresinde bulmasam da, gelecek tahayyülünün isabeti açısından 1984'ten çok daha başarılı olan distopya.

    orwell, 1984'te merkeziyetçi ve totaliter bir sistemin(stalinizm) hakim olduğu sefalet ve vahşetin sıradanlaştığı, insanların korku, ölüm, işkence, açlık ve dezenformasyonla silikleştirilip, hayali düşmanlarla da nefretin empoze edildiği bir dünyadan bahseder. brave new world'de ise sefalet yoktur, vahşet yoktur(ayrıkbölge'yi hesaba katmaz isek), açlık yoktur, ölüm bir korku sebebi değildir, kimse hastalanmaz, sex sıradanlanmış ve herkes tarafından yapılmaktadır, ulaşım çok hızlı ve zahmetsizdir, şayet tüm bunların üzerine yine de bir sorununuz varsa soma bunu halledecektir. iki kitapta da insanlar koyun sürüsü haline getirilmişlerdir; birincisinde sindirilerek, ikincisinde baştan çıkarılarak. kısaca, ilkinde korktularımız, ikincisinde ise sevdiklerimiz bizi esir alıyor. imdi, soğuk savaş dönemini bir anımsayalım. bir tarafta coca cola'sı, hollywood'u, michael jackson'ı, marlboro'su ve mc donalds'ı ile kapitalizmin simgesi "pespembe" amerika; öte tarafta sıkı bir merkeziyetçilikle muhafaza ve müdafaa edilen, bilgi almanın çok zor, alınanların ise muğlak olduğu, ekonomik olarak abd'nin yarı büyüklüğüne bile ulaşamayan "gıpgri" sovyetler. kırk küsur yıl devam eden bu çekişme sonucunda ise bilindiği üzere 1991 yılında sovyetler çöküyor ve işte bu noktada da 1984'ün kehanetleri cortluyor bence. fakat amerika ve rüyası; tökezlese de, tık nefes olsa da hala -globalleşme ve internetin de yardımıyla- yaşıyor(michael jakcson'un yerini justin bieber alıyor belki) ve insanlığın önüne "ideal" olan olarak konulmaya devam ediyor. amerika'ya şu an bakıldığında; yıllardır süren dünya hakimiyeti ve yüksek refah oranıyla(tabii görece yüksek) süper güç olmuş, bilimde ve teknolojide ilerlemiş bunu sağlık, ulaşım, üretim, askeriye gibi sektörlere yansıtmış, her türlü bilgiye kolayca ulaşılabilen müreffeh bir ulusa sahip olduğunu görebiliriz. madolyonun öbür yüzünde ise aynı toplumun, herşeyi kolayca elde edebilen ve bu yüzden şımardıkça şımaran, multi milyarderler, beyaz yakalılar, göçmenler, zenciler, evsizler vs. gibi pek çok sınıftan müteşekkil, sex, alkol ve uyuşturucu kullanım yaşının git gide düştüğü, dünyadan bihaber bir komüniteye doğru evrildiğini de görebiliyoruz. huxley, brave new world'te tam da bunu anlatıyor işte. eğer insanlara istedikleri herşeyi verir, isteklerinin sınırlarını da belirleyebilirsen, o insanları istediğin şekilde biçimlendirir ve kontrol edebilirsin (hasan sabbah stayla).

    son kertede buluttan nem kapan bazı sosyalistlerin dediği gibi bu kitapta eleştirilen sistem sosyalizm değil kapitalizm'dir. smurfs'te ne kadar komunizm propogandası olabilirse bu kitapta da ancak o kadar sosyalizm eleştirisi olabilir. tabii sen zorlarsan o başka.
369 entry daha