şükela:  tümü | bugün
10 entry daha
  • kartal demirağ 1956 doğumlu. afyon’un daskırı ilçesinde büyüdü. hırçın bir yapısı vardı. 1970’lerin başlarında daha ortaokuldayken ülkücü hareket ile tanıştı. lakabı komando kartal’dı. sol hareket o yıllarda yaygınlaşmıştı. ege bölgeside sol hareketin yükselişe geçtiği bölgelerden biriydi. buna karşı ülkücü hareket sokağa dökülmüştü. sadece sokağa dökülmekle kalmamışlar komando kamplarıda açmışlardı. mhp genel başkanı alpaslan türkeş bu kamplarla ilgili şöyle bir açıklama yapıyordu.

    “bu kurslarda gençler boks yaptılar, judo öğrendiler. komünistlerin harekete geçmeleri halinde bir mitingin nasıl sağıtılacağı, nasıl karşılanacağı, tecavüzden nasıl korunulacağı gibi belirli ve esaslı bilgiler verildi. şu anda disiplinli ve eğitimli olanların sayısı binin üzerindedir. bu yaz derhal bütün yurtta, her ilde komando yetiştirecek kuruluşlar yapacağız. biz bu gençlerimizle barajı kurduk. komünistlerin hareketi artık gelişemez.”

    kartal’da bu kamplarda yetişti. 15 haziran 1992’de 32.gün’den çiğdem anat’a bu kamplarda her türlü eğitimden geçtiklerini ve emekli ordu mensuplarının gençleri eğittiğini anlatıyordu. ankara, elazığ ve kayseri’deki kamplarda hem siyasi hemde silahlı eğitim gördüğünü başka bir demeçte de emin çölaşan’a söylüyordu.

    ve gördüğü bu eğitimi uyguladığı ilk kişi dazkırı’nın solcu kaymakamı tuncer ergüler oldu. o saldırıdan yüzünde bir muşta izi kalan ergüler, saldıranın adınıda hiç unutmadı. kartal demirağ. birileri henüz 18 yaşında olan komando kartal’ı gizlediler ve bu sayede onun yerine başka biri yargılanıp 150 bin lira para cezasına çarptırıldı. demirağ daha sonra bu yaralamayı övünerek üstlenecekti.

    bu ilk eyleminden 4 yıl sonra 22 yaşında ülkü ocakları daskırı şubesinde 2. başkan oldu. kütahya eğitim enstütüsünü bitirmiş, adıyaman, muğla ve kars’ta öğretmenlik yapmıştı. o yıllarda istihbaratçılarla tanıştı. çiğdem anat’ın “mit’te görev yaptınız mı?” sorusuna;

    “öğretmenlik yıllarımda vardı mit’te çalışan bir kaç arkadaş. adıyaman’da falan. bunlar tabi önemli konular. fazla açıklama yapmak istemiyorum. biz herşeyi vatanımız milletimiz için yaptık. mit’te bugün vatan için çalışan bir teşkilat” diyordu.

    1985 yılında bir düğün sırasında “kartallar leş yer.” diyen bir ülkücü arkadaşını bıçakladı ve 10 yıla mahkum oldu. ifadesine göre “affı engellediği için özal’a düşman oldu.” 2,5 yattıktan sonra ocak 1988’de dalaman yarı açık cezaevine nakledildi ve iki gün sonra firar etti. eski avukatı abdullar çelik’e göre cezaevinden süikast yapması için kaçırılmıştı.

    kartal demirağ’ın firar ettiği ocak 1988’den özal’ı vurduğu haziran 1988 tarihine kadar ne yaptığı hala bilinemiyor. bazı ipuçlarını 32.gün’e kendisi vermişti.

    “çok önemli şeyler geçti başımdan. her insanın yaşayamayacağı maceralar geçti. ocak ayından haziran’a kadar şahane anılarım var. silah belimde çok dolaştım. polislerle arkadaşlık yaptım.”

    belinde silahla nasıl olduda kongre salonuna girdi. suikast silahı neden iki mermi ateşleyebilecek şekilde ayarlanmıştı. salonda bulunan ve kartal ateş ettikten sonra kaçan makineli tüfekli adam kimdi? tüm bunları cevabı hala bilinmezliğini koruyan ocak-haziran ayları arasında gizli olmalı.
15 entry daha