şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • ismi bize fransız lakin kendisi rus yahudisi bi amerikalı olan yönetmen. klasik film noir kuşağının en nevi şahsına münasır örneklerini çektikten sonra avrupa'ya sıgınmak durumda kaldı lakin öcünü rififi ile aldı. aynı filmde bi fransız çetesinin italyanını canlandırmıştır ki pek iyi konuşamadığı fransızca'dan da bu şekil kaçmıştır.

    film noir dönemini ele alır isek, jules dassin filmlerinde mutlak bir estetik kaygının izleri vardır. eğer bi sahne çekilecekse onu en estetik şekilde çekmeye gayret eder. mekanları alabildiğince filme katar, estetik kaygısının temel unsurlarından biri haline getirir. şehirleri neredeyse bir oyuncu kadar efektif kullanır. bir yönetmen film çekmeden önce bolbol yürümeli, şehri gezmelidir der. the naked city'de new york u, the night and the city'de londrayı, rififi'de paris'i önlerinde fötr şapkalı adamların konuştuğu tablolar haline getirmiştir.

    dassin'in filmleri insan merkezlidir, karakterleri tüm etiketlerinden sıyrılarak ilk önce birey olarak ele alır. sol görüşlü olduğunu bilmeyen yok lakin solculuğu öyle devlet sosyalizmi temelli değil, daha çok bertrand russell tarzı bireyci anarko bi solculuktur. dünya görüşünü de filmlerine yedirmede fritz lang ile yarışır. thieves highway de hakkını arayan masum köylüyü üzerinde koca bi yıldız bulunan kamyonuyla köşe bucak dolaştırmıştır. brute force'ta hapishane sistemine ve güce taparlığa gider yapmış, the naked city'de suçun sınıfsal farklılık kaynaklı olduğunu anlatmıştır ki, filmin son sahnesi bu açıdan eşsizdir.

    tüm film noirleri criterion collection'a girmiş, bu estetik kaygılı, hassas kalpli humanist adamı saygıyla anıyor, kendisini tanıdığımdan kelli paralarımı cebime buruşturup buruşturup koyuyorum.
4 entry daha