şükela:  tümü | bugün
259 entry daha
  • "olmak istediğin son yer burası, değil mi?"

    nemsiz, pırıl pırıl bir havanın ofisin camlarından sektiği bir cumartesi sabahındayım. yapraklarını döken ağaçlar görevlerini tamamlamış, sadece baharın gelmesini bekliyor. ne yaptıkları ve ne yapacakları, ağaç daha tohuma düşmeden belli olduğu için bu hayat döngüsünde kararsızlık ve bundan kaynaklanan sıkıntılar yaşamadıklarına eminim. yapraklarını döken bir ağaçsan yapraklarını dökersin, değilsen aynen devam edersin. fakat cumartesi çalışmaktan tiksinen bir insansan, buna yapacağın pek bir şey olmaz. herkes cumartesi ofise gelirken, sen gelmemezlik yapamazsın. açıklayamazsın, mantıklı bir eksene oturtamazsın. haftanın altı günü gelerek ay sonunda alacağın parayı, haftanın beş günü gelerek elde edemezsin. yedirmezler. patronluğun çıkış noktası da "ulan aynı parayı veriyorum zaten, neden benim için daha fazla çalışmasın"dan çok farklı bir şey değildir. güneş ışığının camdan sektiği ışıltılı bir günde, önceki günlerde ne yaptıysan aynısını yapmaya çalışırsın fakat zor gelir.

    geç uyanmış başka birisinin elinde gazete ve ekmekle sallana sallana evine yürüdüğünü görmeyi hazmedemezsin. uzun sürecek bir kahvaltı, kahvaltı sonrası miskinliği, belki bir film, belki de maç. hiçbir şey yapmamak bile cazip gelir, hafta içi cebelleştiğin işlere göz ucuyla bile bakamazsın.

    geçen sene şimdi gibi, yemin töreninde dikiliyordum. tören rahat denilen kol sikici pozisyonda, askerliğin biteceği o şahane günü düşlüyordum. geride kalan hiçbir şey zorunlu olmayacaktı, isteklerim doğrultusunda bir hayat yaşamaya çalışacaktım. kurmay albay bir şeyler gevelerken, ben en ön sırada özgürlüğe övgü düzüyordum kafamda. cumhuriyetin yılmaz bekçiliği, elifin kağnısı, kızkardeşimin gelinliği yerine insansızlık özlemiyle yanıp tutuşuyordum. bir aydır her şeyi birlikte yapmaya çalışırken, erkek altkümesinde tüm insanlıktan soğumuştum.

    şimdi esas duruşa gerek yok, deri bir koltuktayım. ne hikmetse askerde hissettiğim bu sıkışmışlık hissini yeniden yaşıyorum. cumartesi çalışma ısrarına olan tiksintimi enerjiye dönüştürebilsem, antalya'nın bazı caddelerine elektriği bizzat verecekken; ben daha öncelerde yaptığım gibi bu nefreti yazıya döküyorum.

    özet geçmem gerekirse: ananı sikeyim cumartesi çalışmak.
967 entry daha