şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • =====alıntı=====

    sait faik ‘işsiz’ değilse neydi? - nihan kaya

    taraf, 17.01.2011

    http://www.taraf.com.tr/…ik-issiz-degilse-neydi.htm

    kültür ve sanatı hayatlarının doğal bir parçası haline getirmeyi başarmış belki de tek uygarlık olan eski yunan devletinin literatüründe ‘kültür’ sözcüğü yoktu. eski yunanlılar, bizim ‘kültür’ kavramı ile ilişkilendirdiğimiz uğraşların her birini sıradan meslekler olarak görüyorlardı. onlara göre, nasıl ki yaşamın akışını sağlayan marangozlar, taş işçileri, terziler varsa, aynı şekilde işlerini yapan ve bu şekilde toplum hayatına katkı sağlayan heykeltraşlar, mimarlar ve şairler vardı.

    ‘kültür’ kelimesinin bugün anladığımız anlamıyla kullanımına dair ilk kayıt 1510 yılına aittir. fakat 19. yüzyılın başlarında endüstri devrimi’ne kadar ‘kültür’, ‘iş’ kavramından ayrı olarak düşünülmemiş, kullanılmamıştır. bu tarihten sonra sanat, makineleşmenin getirdiği ucuz ve seri üretimle beraber, makine eserleriyle yetinemeyecek kadar güçlü estetik zevklere sahip olan bir azınlığa ait, lüks bir uğraş olarak görülmeye başlanmıştır.

    yazarlık bir meslektir

    çoğunluğun bu düşünceme itiraz edeceğini biliyorum; fakat ben şair ve yazarlığın zanaat olarak kabul edilmemesinin hatalı bir anlayışın sonucu olduğunu düşünüyorum. bir iş hem sanat, hem zanaat olabilir; ki, müzisyenlik gibi diğer sanat dalları halihazırda toplum tarafından meslek olarak da kabul ediliyor. birçok kimsenin meselenin ekonomik boyutunu öne süreceğini biliyorum, fakat ben yazarlığın işin maddi ve pratik boyutundan tamamen bağımsız olarak, algılarımız içinde zanaat addedilmesi gerektiği kanısındayım. yazarlığın zanaat sayılmasının ona hak ettiği değeri vermemek anlamına geldiğini düşünenler, sanatın aynı zamanda zanaat olamayacağı gibi bir görüşün toplum hayatında sanat için nasıl bir yer öngördüğünü tekrar gözden geçirmeliler. edebiyatın değer görüp görmediği onun zanaat sayılmasını bağlayan bir konu değildir; ancak edebiyat hakikaten değer görüyor olsaydı, bunun bir neticesi olarak yazarlık halk tarafından meslek olarak da algılanıyor olacaktı. eski yunan toplumunda olduğu gibi, o zaman yazarlık özel bir yaşam biçimi olarak onaylanabilecek, kimileri yerleri süpürürken kimilerinin de şiir yazdığı düşünülecekti. edebiyatı meslek olarak kabul etmeyen zihniyetimiz, onun meslek olarak sayılmasını pratik olarak engelleyen zihniyetle aynıdır aslında.

    türkiye’de ‘sanatçı’ ifadesi, istikrarlı bir şekilde, yaptıkları iş sanat olmayan kimseler, talk-şovcular, şarkıcılar, sunucular, oyuncular için kullanılıyor. 2007 yılında kaybettiğimiz usta oyuncu savaş dinçel yerinde bir tesbitle, oyuncunun sanatçı olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu, shakespeare’in sanatçı, fakat shakespeare’in piyesini oynayan oyuncunun onun sanatının yorumcusu olduğunu söylemişti. sanatçı deyince akla edebiyatçıların gelmiyor olması hâkim zihniyetimizin sanata bakışını ve kültür kavramıyla ilişkisini yansıtıyor. ne iş yaptığı sorulduğunda ‘şair/yazar’ cevabı veren birine, odada on kişi varsa altısı “öyle mi, ben de şair/yazarım” der. biri makine mühendisi olduğunu söylediğinde kaç kişi ona ‘’öyle mi, ben de makine mühendisiyim’’ diyor? ya da aşçılara kaç kişi, (“ben de yemek pişiririm” değil), “ben de aşçıyım” diyor? şairliği meslek olarak kabul etmek, onu hobi değil, ciddi bir iş olarak yapanların yaptığı işe saygı duymak için de gerekli.

    sait faik’in mesleği nedir

    sait faik pasaport almak için emniyet müdürlüğü’ne başvurduğunda çok sayıda kitabı yayımlanmış, tanınmış bir yazardır. mesleği sorulduğunda yazar olduğunu söyler, fakat yazar olduğunu resmî olarak ispatlayacak türde bir belgeyi makamlara bir türlü sunamaz. pasaportunun meslek hanesine sonunda, fransızca ‘işsiz güçsüz’ anlamına gelen ‘sans profession’ yazılır. yazarlığın salt sanat olduğunu iddia ederek ona özel bir konum atfettiğine inanan zihniyet, sait faik’in avrupa’yı pasaportunda ‘işsiz’ unvanıyla dolaşmasını onaylamaktan başka seçeneği olmadığını aklından çıkarmamalıdır.

    edebiyatın zanaat olmadığında ısrar edenlere soruyorum: sait faik ‘işsiz’ değilse neydi?

    =====alıntı sonu=====
67 entry daha