şükela:  tümü | bugün
269 entry daha
  • "memurluğa uzanan yol, cumartesi çalışmanın çileli taşlarından örülür"

    abraham lincoln, siyasete aktif olarak atılmadan önce illinois'teki hukuk bürosunda cumartesi günleri çalışır ve bundan sürekli şikayet ederdi. onu abd başkanlığına götüren ve en iyi abd başkanlarından biri olmasına sebebiyet veren en önemli etken, geçen haftanın değerlendirmesi ve gelecek haftanın planlanmasıyla geçen cumartesi mesaileriydi. büroya gelip kendisine kahve yaptıktan sonra, günlüğüne bu işin ne kadar berbat ve insanın sinirlerini oynatan bir işgüzarlık olduğunu, tek günde yeterince dinlenemediği için pazartesiye de mutsuz ve moralsiz başladığını yazardı. en güzeli devlet memurluğu deyip cumartesisine lanet ettikten birkaç yıl sonra, yani 1847'de, birleşik devletler temsilciler meclisi'ne seçildi. artık cumartesileri çalışmadığı için keyfi yerindeydi ve siyaset için yaratıldığını düşünüyordu. cuma akşamı dedin mi, ciddi abraham'ı dairede bırakıyor ve sakalını sıvazlayarak ıslıkla terk ediyordu meclisi. cumartesi günleri erkenden balığa gidiyor, kitabını alıp bir ağacın altında kafa dinliyor yahut oğlu robert ile oyun oynuyordu. cumartesi çalışmamak, abraham'ı daha zeki ve daha çalışkan yapmıştı. pazartesi günleri, gerek siyasi arenada gerekse temsilciler meclisinde kasırga gibi esiyor ve rakiplerini alt ediyordu. cumartesi çalışmadığı için rahatlayan zihni ve açığa çıkan zekası 1861'de başkan seçilmesine neden oldu. dört sene süren başkanlık kariyerini ise john wilkes booth bir suikastle bitirdi. john wilkes'in cumartesi çalışmaktan dolayı akıl sağlığını yitirmiş bir meczup olduğu resmi kayıtlara geçmese de kulaktan kulağa yayıldı.

    aradan yaklaşık 150 yıl geçtikten sonra, memurluğa uzanan yolu bu sefer ben örüyorum. çileli taşlarım bitmek bilmiyor, bir kahve daha yapıp öfkemi kayıt altına alıyorum. dolmakalem yerine internet icat oldu, bunun dışında değişen pek bir şey yok. abraham ne hissettiyse, onun bir benzerini hissettiğime eminim. sadece cumartesi çalışmamak için memurluğu yahut siyasete atılmayı düşünüyorum.

    belki günün birinde tamamen yanlışlık ve tesadüfle devlet başkanı olursam, cumartesi çalışmanın insan haklarına aykırı olduğunu bir bildiriyle yayınladıktan sonra halkımla bira içmeye giderim. diyanetten kıstığım bütçeyi, halkım içsin güzelleşsin, cenneti yaşarken tatsın da aklının prangalarını kırsın diye kullanırım. öğrencilere bira indirimli olur, sonradan gülümseyerek anlatacakları anılarında küçük de olsa bir yer kaplarım. tuborg'u da kamulaştırır ve bir şekilde o şirketin başına geçerim. heveslerim ve nefretlerim geçici değildir. anladın mı tuborg ve cumartesi çalışmak?
959 entry daha