18 entry daha
  • imf’nin 2001’de yasa olarak sunduğu tasarının içeriği, şeker pancarı fabrikalarına el konması ile ilgiliydi. kemal derviş bu yasanın çıkmasına razı olarak, şeker pancarı üretiminin engellenmesi ile nişasta bazlı şekerin ülkemizde dev bir endüstri haline gelmesinin ilk adımlarını atmıştır.

    türk halkının elinden alınan doğal şeker olan sakarozu tüketme hakkı, içeride oluşturulan suni bir pazar ile furuktoz, insanlara diyabet hastalığını, obeziteyi , sirozu getirmiş ve yavaş süreç içinde de pankreas kanseri olmayı hediye etmiştir.

    tasarının yasallaştırılarak kabul edildiği günden beri de marketlerde insanlara ve çocuklara satılan tüm furuktoz ve mısır glikozu şekerleri ile insanları zehirleyenler, çocuklar daha onlar büyüyemeden karaciğer nakli yapılmasına maruz bırakıp ve hatta erken yaşta onları ölüme terk etmektedirler.

    dış güçler çiftçinin şeker pancarı üretmesini ve insanların da tüketmesini engelleyerek ciddi meblağlardaki bu sentetik ve vücut için son derece tehlikeli olan suni maddenin içeriye girmesi sağlanmıştır. oysa ki nişasta bazlı şekerin avrupa ülkelerindeki kişi başına tüketimi 1-1,5 kilo iken türkiye’de ise 6 kilo civarındadır. bu kadar süre içerisinde gittikçe büyüyen endüstrinin artık geri dönebileceği bir çıkış noktası da kalmamıştır.

    sadece dini rolü üzerine domuz yağı kullanılmadığını belirten ürünlerin üzerinde aynı zamanda da nedense kullanılan şekerin ne şekeri olduğu ile ilgili yeterli açıklama yapılmamaktadır. oysa içindekiler kısmında salt şeker yazan ürünlerin üzerinde glikoz ya da fruktoz açıklamasının da net bir şekilde yapılması gerekmektedir. bu her yıl daha da büyüyerek önüne geçilemeyen endüstrinin en azından tüketiciyi yanıltmaması adına ciddi derecede bilinçlenme sağlanmalıdır.

    şimdi sağlık bakanlığının yapacağı açıklamaya bakılıyor. ancak bakanlıktan gelecek herhangi bir rahatlatıcı açıklama da tatmin edeceğe benzemiyor. bunun nedeni ise, içeride dönen suni ve milyon dolarları peşinden sürüyen piyasanın, insanları yavaş yavaş zehirlediği, binlerce kaynakta mühürlenmiş, kaynaklarla da belgelenmiştir. verilecek herhangi bir olumlu yanıt da zaten akıllara bir zamanlar milyonların karşısına geçip çayına şekerini de katarak gönül rahatlığı ile içebilirsiniz diyen kimseleri getiriyor.

    2004’te 900bin ton mısır ihtiyacından bahsedilmiştir. üstelik ülkemiz dünyanın en büyük 4.şeker pancarı üreticisi olmasına rağmen, ülkemizde ton başına 250-300 dolar daha ucuz olan mısır şurubu üretilebilmek için 2010’da da 500 bin ton mısır ithal edildiği belirtilmiştir.
196 entry daha
hesabın var mı? giriş yap