şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında istanbul'da ve mısır'da yaşamış olan doktor zambako paşa'nın anlattığına göre o dönemde zenci çocukların hadım edildiği önemli yerlerden biri kızıldeniz kıyısında bugünkü eritre'nin doğusunda massava kentinde halil ağa adlı eski bir haremağasının açtığı hadım merkeziymiş. halil ağa uzun yıllar hıdiv ismail paşa'nın annesinin dairesinde çalıştıktan sonra azat edilmiş ve massava'ya gelerek bu merkezi açmış. arap köle tüccarlarının afrika köylerinden kaçırtıp hadım ettikleri çocukların satışından büyük paralar kazandıklarını bildiği için bu işi daha ustalıklı bir biçimde yapmaya niyet etmiş.
    bu merkezin açılmasından önce öocukları çok ilkel koşullarda hadım ederlermiş, cinsel organları tümüyle kesilenlerin yüzde 90'ı ölürmüş. o dönemlerde çocuklar, mısır'ın merkezi bölgelerinde nil kıyılarında asyut kentinde dery-el abiad adlı eski bir hıristiyan-kıpti manastırında hadım edilirlermiş. bu operasyon şöyle olurmuş:çocuklar kollarından ve bacaklarından bağlanarak bir masaya yatırıldıktan sonra cinsel organları sicimle boğularak sıkıştırılırmış. sonra papaz eline bir ustura alarak bağırta, bağırta çocukların cinsel organlarını kesermiş. bu iş yapılırken bayıltıcı hiçbir ilaç kullanılmadığı için de çocuklar ölümden beter acılar çekerlermiş. zambako bu tür hadımlık operasyonunun çok sakıncalı olduğunu anlatır. eğer kesilen sperm kordonları karında akıntı yapar ya da bir iç kanaması olursa çocuk masa üzerinde can verirmiş. bunu önlemek için de, "cerrah-papaz"lar kestikleri kordonları ve damarları bağladıktan sonra yaranın üzerine eritilmiş çam sakızı döker ve yarayı ateşte kızdırılmış bir demirle dağlarlarmış.
    diyelim ki çocuk ölmedi, ondan sonra idrar yollarının uçlarına birer kamış takılır ve çocuklar bellerine kadar kuma gömülürmüş. ingilizler mısır'ı ve sudan'ı ele geçirdikten sonra kölelikle savaşı hızlandırmışlar, papazlar da hadımlık ticaretini yürütemeyeceklerini anlayınca manastırı kapatıp gitmişler. eski manastır çakallara yuva olmuş.
    haytettin efendi'nin de massava'da hadım edildiği anlaşılıyor.
    "çektiğim acıyı, işkenceyi yıllar boyu unutamadım. yaşamak varmış kaderde, ölmeden kurtuldum," diyır. "galiba aradan iki hafta geçti iyileşmeye başladık. bir gün bizi limana götürdüler. orada kızlı, oğlanlı başka çocuklar da vardı. hepsiyle aynı dili konuşmuyorduk, ama kader yoldaşlarıydık. oğlanların hepsi hadım edilmişti. birbimizin halinden anlıyorduk. bizi bir gemiye doldurdular. canımızı canavar heriflerlerin elinden kurtardık diye seviniyorduk. ama nereye götürüyorlardı bizi?"...

    hıfzı topuz, meyyale, 1999 istanbul.
9 entry daha