şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • paul simon, o siralarda apartheid politikasindan dolayi dunya capinda ambargoya maruz kalmis olan guney afrika'ya gidip oradaki muzisyenlerle calistigi icin epey elestirilmistir zamaninda. oysa ki ne guzel yapmistir, hem zaten adam gidip irkci beyazlarla calismadi, ezilmekte olan siyah muzisyenlerle album yapti.
    neyse politik tarafi bir yana, 80'lerde yapilmis en guzel albumlerden biriydi. 1986'da yayinlandi, ben de ilk kez trt ekraninda the boy in the bubble'i gordukten sonra muserref olmustum. zamansizligi ile guzel olan, hic bir zaman eskimeyen bir albumdur. ayrica batili muzisyenin ucuncu dunya ulkesine gidip yerel muzisyenlerle album yapma klisesini 80'lerde tekrar diriltmistir de denebilir. bu album olmasaydi, 80'lerin sonlarinin ve 90'larin world music tarzi olur muydu, allah bilir..
    bir kac sarki tavsiye etmek gerekirse, the boy in the bubble, diamonds on the soles of her shoes ve homeless derim.
28 entry daha