şükela:  tümü | bugün
271 entry daha
  • bir tane mi insan orijinal senaryo ödülünün neden verildiğini bilmez şu alemde?

    sanki orijinal senaryo demek en yaratıcı, en alışılmadık demek.

    orijinal senaryo uyarlama olmayan senaryo demektir. yani en orijinal en yenilikçi senaryoya değil, uyarlama olmayan (onu da mı açıklayayım? yani mesela bir edebiyat eserini, bir tiyatro oyununu, bir romanı alıp filme uyarlamadıysan, sil baştan yeni bir senaryo yazdıysan aday olabiliyorsun) senaryolar içerisinde en iyi olana verilir.

    ana kriter uvvvv dibim düştü izlerken değildir.

    - karakter tasviri nasıl?
    - senaryoda mantık hatası, devamlılık hataları, var mı? (inception'da fizikten başlayıp mantığa kadar delicesine hatalar vardı, başlığında da incelendi. akıcılık ve görsellik için iyi bir senaryoda olması gereken kimi özellikleri nolan bile bile yok saymıştı)
    - anlatmak istediği hikayeyi iyi anlatıyor mu?
    - anlatmak istediği hikayeyi emsalleriyle kıyaslayınca nasıl anlatıyor?

    ödülün ingilizce adı da zaten "best writing, screenplay written directly for the screen"

    daha önce yaşanan bir olay olduğu için değil ama daha önce kitaplaştırıldığı ve o kitaptan uyarlandığı için social network aday değildi. en iyi uyarlama senaryo dalında adaydı.

    neyse, işte bu kriterlerin hemen her birisinde kings speech senaryosu inception senaryosundan daha iyiyidi.

    şunu anlamak lazım: iyi senaryo senin en çok hoşuna giden hikaye değildir. elindeki hikayeyi nasıl filmleştirdiğindir. adam gibi yaparsan bütün gün kanepesinde diet kola içen adamın hikayesi de en iyi senaryo ödülü alabilir.

    senaryo deyince aklına milletin heyecanlı hikaye, plot twist, kurgu vs geliyor. iyi senaryo daha başka bir şeydir canlar.

    haaa, iyi senaryo iyi film demek olmayabilir. en iyi senaryo kazanan en iyi filme aday dahi olamayabilir. ve muhteşem bir senaryo senin hiç de hoşuna gitmeyecek bir filme dönüşebiilir.

    bu arada akademi oscar dağıtırken genellikle en iyi oyuncu ödüllerinde ve en iyi film ödülünde büyük kayırmalar, eyyamlar yapar. bir adama iki defa üst üste vermemek için muhteşem performansları es geçer falan. ama genellikle teknik dallardaki ödül tercihleri tutarlıdır.

    bana kalırsa king's speech çok etkileyici bir film değildi. ancak çok iyi hikaye anlatıcılığı vardı. zibilyon defa işlenmiş konuları (ikinci dünya savaşı, yukarıdakiler-aşağıdakiler ilişkisi, kişisel gelişim vs) hiç birini abuklaşmadan, her birini sadece anlatmak istediği hikayeye arkaplan yapmayı becererek işlemeyi beceriyor çünkü. kralın hayatını geniş siyaset ve ülke meseleleri çemberine yem etmeden kişisel bir hikaye anlatmakla yetinmeyi becerebiliyor. yoksa hiter korkusunu vermek için berlinde meydanda geçit gösterisi yapan kaz yürüyüşlü alman taburlarını da kullanabilirlerdi. onun yerine plaktan duyulan bir konuşma ve onun george üzerindekietkisiyle yetinmek ciddi bir senaryo tercihidir.

    hiç açıkça tepine tepine gerine gerine bağırmadan kralın karısının kocasının hayatında nasıl bir çapa olduğunu iliştirivermek de iyi senaryo yazarlığıdır. yoksa üç kademeli rüya içinde farklı zaman hızlarında aksiyon çekmek değil.

    kimse kusura bakmasın ama damardan ilaç alır gibi rüya paylaşan, 30 saniyede geçmesi gereken asansör sekansını 10 dakika, günler uzunluğunda sürmesi gereken karlı hastane sahnesini de 10 dakika çeken, di caprio ve karısının ilişkisini şöylece bir kaymağını alacak kadar yüzeyden geçen, hafıza, zihin, bağlılık gibi temaları işlerken aksiyonu arka plan yapacağına (bkz: the matrix) (bkz: dark city) tam tersini yapan, yani tüm pskoloji konusunu aksiyon için substrate olarak kullanan bir senaryo öyle koaly kolay en iyi senaryo ödülünü alamaz. bu inceptionı kötü film yapmaz, eğlencesiz yapmaz, şaşırtıcı yapmaz, ama en azından senaryosunun gerçekten de ödüllük olmadığına dair işaretleri de gözden kaçırmamak lazım.
130 entry daha