şükela:  tümü | bugün
153 entry daha
  • yıllardır insanın nihai amacı mutlu olmaktır, mutluluğa giden yolda her şey mübahtır diye düşünürdüm. "cesur yeni dünya" bu konuda kabullenmelerimi çatırdatmış kitaptır. evet, insanlar mutlu gözüküyor. lakin o koşullar altında yaşadıkları şey gerçekten mutluluk mu yoksa mutlu olduğunu sanmak mı? belki de mutluluğun ne olduğunu hiç bilmediler. nitekim mevcut koşullarımızda da pek çok insan sorgulamaz mutluluğun ne olduğunu, mutlu olup olmadığını. kötü bir şey olmadığı sürece mutlu olduğun varsayar, geçer. uyuşukluğunun altında yatan sebebi sorgulamaz, zaten uyuşukluğunun farkında da değildir. başka türlüsünü bilmez. romandakiler gibi kısıtlıdır hayal gücü ve şartlanmıştır pek çok şeye toplum mekanizması tarafından. kitaptaki insanlar, (alfalar, betalar, epsilonlar...) için de bu geçerli olabilir. nitekim onlar da sorgulamadıkları sürece mutlular. yoksa bernard mutlu değil, helmholtz mutlu değil) çünkü şartlanmaya çok müsait değiller. hem mutluluk nedir ki? mutsuz olmamanın zıttı mutlu olmak mıdır? çoşkuyla atılan kahkahalar, tutkular, sevgiler olmadığı sürece; her şeyin kolay ulaşıldığı sıkıcı bir dünyada gözlerin -kimyasal madde almadan- ışıldamasından söz edilebilir mi? kimyasalla edinilen mutluluk mudur, ilizyonu mu?
    her şey bir yana, iradelerinden vazgeçmeleri karşılığı mutlu bile olsalar, bu kararı veren kendileri değil. tercih şansı sunulmuyor. galiba beni rahatsız eden bu oldu. kitapta önemli olanın toplumun ayakta kalması olduğu vurgulanıyor. bir insan nedir ki, hemen yenisi üretilir. ama toplum hep ayakta kalmalıdır. toplum bireyler için mi, bireyler toplum için mi? toplum bireyler için olmalı. ama öte yandan "sineklerin tanrısı" geliyor aklıma, güzelim adayı mahveden çocuklar. insanoğlunun kendi kendine organize olup, kendi seçimleriyle mutluluğu yakalaması mümkün gözükmüyor o zaman da.
    huxley de yazarken kararsızlığa düşmüş, ben de düştüm. gerçekten nihai amaç mutlu olmak mı yoksa özgür olmak yeğ mi tutulur. kendi adıma vahşinin yaptığı seçim daha cazip geldi. en azından tercih etme hakkı var.
    nihai amaç mutluluksa bile kişi diğer seçeneği de seçebilmelidir. ve evet, bence bu yüzden bu kitap tam bir distopyadır.
358 entry daha