şükela:  tümü | bugün
46 entry daha
  • ing. cherry blossom, tür. kiraz çiçeği. (eheh)

    japonya'da baharın müjdecisi olmasına rağmen, daha solmadan en güzel halindeyken dallarından düşmesi sebebiyle edebiyatta ölüm ile yaşamın bir aradalığı, fanilik, aşkın en güzel mevsimindeyken ayrılık- yarım kalmışlık gibi sembollerle ifade edilir. örneğin japonya'da evlenmek için dua edenlerin sakura servis etmesi makbul iken, evlilik töreni esnasında evliliğin çabuk bitmesi isteği manasına geleceği için kat'i suretle sakura çayının verilmemesinin altında yatan da bu bir aradalıktır. anlayacağınız sakura'yı ağacından düşerken mi, dalında mı, tomurcuklarından patlarken mi resmettiğin ne kadar önemliyse, sakura çayını nerede ikram ettiğin de bir o kadar önemlidir.

    misal militarizmin her güzel şeyi savaş estetizasyonunda kullanması gibi japonya'da da amerikan saldırılarına karşı insan güdümlü roket atar olarak kullanılan yokosuka ohka namzet uçakların sembolü bir intihar pilotunun düşüşüne yakışır şekilde sakura'dır. (şair burada o güzelim ağaçlardan düşen kiraz çiçeklerinin usul usul salınmasını kamikaze pilotlarıymışçasına hayal etmenizi vaaz ediyor) ki tabiki bu da samurayların "ready like the myriad cherry blossoms to scatter" minvali kendilerini nehir kenarlarında yerlere serpilmiş kiraz çiçekleri misali her an ölmeye hazır hissetmesi geleneğinden alıyor. sonra caponlar o nehir kenarlarınki parklarda piknik yapıyor filan.

    ama bitirici vuruşu yapmayacam. sonuçta hep bi yarım kalmışlık var. hepimiz yarımız. (işte sakura çiçekleri gibi filan, hayat...)
99 entry daha

hesabın var mı? giriş yap