şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • ev arkadaşımın yüksek lisans araştırması sebebiyle eğitim sistemlerini incelemek üzere hakkari'den yola çıkıp, konakladığımız iran şehridir. öncesinde ailemin gitmeyin ,etmeyin sözleri; kız başınıza iran'a gidilir mi ,gitmeyin öğütleri ile ikircikte kalsakta karar verip gittiğimize halen inanamıyorum.
    bir kere salt iran'dan kaynaklı bir korku değildi bu, hakkari'den urumiye'ye araba ile gitme korkusuydu. tanıdık vasıtası ile güvenilir bir şoför ayarladık ve yola düştük.
    esendere sınır kapısını geçtik ki oradaki görevlinin niye geldiniz sorusu benzimizin atmasına arttı da yetti.sonradan öğrendik ki iki kadının erkeksiz,eşsiz çıkıp gelmesi oldukça şüphe çekici bir durummuş. orada biraz bekledikten sonra şehre girdik. şoförümüz haftada bir bazen birden fazla gittiği için şehri biliyordu ancak tedbiri hiç elden bırakmadı. polislerden özellikle çekindiğini, sorun yaşarsa kendini ifade edemeyeceğini söyledi durdu.
    ilk gün urumiye üniversitesi'ne gittik, birkaç bilgi aldık ancak belgesiz, izinsiz hiçbir şeye izin vermiyorlar bu konuda da ayrıca dikkatlilerdi. ertesi gün tanıştırıldığımız iranlı bir ailenin hanımı ile şehirde gezerken arkamızdan koşarcasına gelen 3 polis memuresi yine bizi korkutsa da iranlı hanım duruma müdahale etti ve sorun yaşamadık.
    polislerin gelme nedeni ise giyimimizin kurallara uymamasıydı. her ikimizde uzun hırka giymemize rağmen uzunluğu yeterli bulmamışlar. kendi halinde görünen bu şehirde kadınlar baskı altında, dışarıda gözler üzerinizde ve bu inanılmaz rahatsız edici ancak eve girdikleri anda düzen tersine dönüyor, şuh kıyafetler giyilip saçlar anında açılıyor.
    el işi eşyalar oldukça güzel ama biraz pahalı.almak istediğim bir tavlanın fiyatı 80 ytl olduğu için, pahalı buldum, işçiliği harikaydı o ayrı. sigaralar,purolar cadde köşelerinde satılıyor, purosunu aldım ama çok da güzel gelmedi. fıstığı,pirinci çok lezzetliydi giderken aldım ve annem pirinci ne zaman pişirse hoş, aromalı bir koku sarıyor apartmanı, test ettim.
    insanları misafirperver ve türkiye hayranı. hemen hemen tüm dizileri takip ediyorlar, türkçeyi dizilerden öğrendiklerini söyleyenlerin sayısı da az değil. fotoğraf hevesimiz kursağımızda kaldı zira fotoğraf çekmek kolay değil, kamu kuruluşlarının fotoğrafının çekilmesi yasak ve kadraja mutlaka bir tanesi giriyor.
    çoğu zaman gizli gizli çektik. hayyam caddesi oldukça canlı ama kadın olarak gezmek, hele de beyaz tenliyseniz fazla rahatsız edici. beyler rahat rahat laf atabiliyorlar. genel olarak gergin geçen bir gezi olsa da farklı bir hava almak oldukça güzeldi. siz de benim gibi iran'ı filmlerinden,mohsen namjoo'nun yanık sesinden hayal ettiyseniz, fırsatınız olursa mutlaka uğrayın.

    not:bu girdiyi biran önce yazmam için sıkıştırıp duran badim breton'a sevgiler,selamlar...
10 entry daha