şükela:  tümü | bugün
192 entry daha
  • konuyla alakalı yine kanzur tarafından cevaplanması gerektiğini düşündüğüm iki iddia var, hem linkini veriyorum, hem de silinir milinir bir şey olur diye kopyalıyorum:

    1.kanzuk başlığında cichorium endivia entrysi, sözlüğün vodafon'a yakınsatılmasını soruşturma gizliliği ve taraf-tanık bağlamında sorguluyor:
    (bkz: #24156672)

    ''talep halinde yazar bilgilerinin savcılığa verilmesiyle ilgili açıklamasına bir nokta dışında katılıyorum. üşenmemiş; gayet güzel açıklamış. katılmadığım nokta kanzuk'un soruşturmanın gizliliği husunda sözlüğü üçüncü kişi olarak görmesi... kanzuk soruşturmanın gizliliği ilkesi ve bu ilkenin ihlalini yaptırıma bağlayan ceza yasası maddesi ile ilgili temel bilgiyi yazısında vermiş. fakat sözlükle yazarı arasındaki ilişkinin vodafonla müşterisi arasındaki ilişkiden farklı olduğunu ve sözlükte yazılanlar suç teşkil ederse sözlüğün de internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun gereği yayınlayan olarak bundan sorumlu olacağını dolayısı ile yürütülen soruşturmada sözlüğün üçüncü kişi olmadığını es geçmiş. sırayla gidelim;
    sözlükle yazar arasındaki ilişki vodafonla, aveayla müşterisi arasındaki ilişkiden yayın yoluyla işlenen suçlar anlamında farklıdır. örnekle açıklayacağım. ali diye bir adam var diyelim. bu adam vodafon müşterisi, aynı zamanda da ekşi sözlük yazarı olsun. ali bir gece vakti eşini öldürüp kayıplara karışsın. ya da evrakta sahtecilik işine girsin. savcılık da hem ekşi sözlükten hem de vodafondan "bize bu kullanıcınızla ilgili elinizde ne bilgi varsa verin" diye talepte bulunsun. yürütülen soruşturma bakımından sözlük de vodafon da üçüncü kişidir ve ali'ye bilgi verirlerse tck 285 anlamında suç işlemiş olurlar. adam öldürme suçuyla sözlük yazarlığının, ya da vodafon müşteriliğinin bir bağı yok. şimdi de aynı ali eşini öldürmemiş, evrakta sahtecilik de yapmamış ama ekşi sözlükte yazdığı bir yazı ile cumhurbaşkanına hakaret etmiş olsun. savcılık da aynı şekilde hem vodafondan, hem sözlükten bu kişi ile ilgili bilgi istesin. işte burada vodafonla, sözlük ali'yle ve söz konusu soruşturmayla ilişkileri bakımından birbirinden ayrılır. vodafon yine üçüncü kişi... ama sözlük soruşturmaya konu yazıyı yayınlayan olarak yazıyı yazan gibi fiilden sorumlu... yayınlayan olarak sen de sorumlusun yahu. ayrıca konuyla ilgili seninle yazarın arasında hukuki menfaat çatışması da yok. " ben yazarımla birlikte etkin bir savunma yapmak için yazarımı durumdan haberdar ettim" dediğinde soruşturmanın gizliliğini ihlal etmeme prensibi senin ve yazarının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yorumlanabilir mi? bilinir ki soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmemesi gerekliliği soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamakla birlikte şüpheliyi de korumak için var olan bir mefhumdur. kaldı ki yayın yoluyla işlenen suçlarda yazarı durumdan haberdar etsen adam napacak? alt sınırı belli bir suç için arizona'ya mı kaçacak? ki kaçacaksa yine kaçar zaten. bilgileri verdiğinde aslolan davet kağıdıyla çağrılmasıdır yazarın. kağıt gelince kaçacaksa yine kaçar. kaçmadı diyelim. ifade verip serbest kalacak. yine kaçar. delil mi karartacak? yazıyı silse delil ortadan kalkıyor mu ki?''

    2. ekşi sözlük'ün savcılığa yazar bilgilerini vermesi başlığında tuthsick iyannachek entrysi,
    süreç ve suça konu olan eylem bağlamında soruşturmanın gizliliği yorumunu irdeliyor:
    (bkz: #24156227)

    ''bütünü ile üzücü ve düşündürücü bir olaydır.
    asıl önemli olan ise, ekşisözlük'ün yazarlara haber vermemesini, cmk m. 157 kapsamında değerlendirmesidir. bu hareketin açıklaması daha doğrusu mazereti; cmk'nın ilgili maddesi olamaz.

    ilk olarak ceza hukuku dar yorumlanmalıdır.
    ceza kanunlarında yazmayan bir konu da kıyas ile doldurulamaz. kanzuk'un vermiş olduğu cevapta atıf yapılan yazıda da;
    soruşturma aşamasındaki usûl işlemlerinin, “savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla” gizli olduğunun öngörülmesi, gerektiğinden bahsedilmektedir.
    savcılığın yapmış olduğu soruşturmada suça konu olduğu iddia edilen eylem zaten meydana gelmiştir. diğer bir değiş ile devam etmemektedir. iddia edilen eylem nedeni ile ceza adalet sistemi karşısında şüpheli sayılanlardan bilgi saklanmasının soruşturmaya herhangi bir olumsuz durum eklemeyeceği de ortadadır. kaldı ki, her türk vatandaşı daha doğrusu adliyeye giden her kişi istediği zaman hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığını öğrenme hakkına sahiptir. adına kayıtlı cep telefonunu vererek dahi uyap sistemine dahil olmakta ve hakkındaki bütün adli işlemleri öğrenebilmektedir.
    gizlilikten amaç, savcılığın delil toplama sürecinde işini hızlı ve sağlıklı olarak yapabilmesi olup delillerin karartılmasını önlemektir. kişi hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığının bilgisi bu kural içinde sayılamaz ve sayılmamalıdır.
    adliyeden kolaylıkla öğrenilebilcek bir bilginin saklanılmasını doğru bulmuyorum.
    aksi durum adalet anlayışı ile anayasa ve kanunlarda insanlara tanınan hakların ihlali anlamına gelmektedir.

    edit:
    örnek, işyerinize sizin hakkınızda bilgi almak için gelen kolluk kuvveti bilgisini, işyerindeki sorumlu kişi sizden saklması anlamı ortaya çıkacaktır.
    ya da; evinize gelen polis sizi bulamayıp, kapıcı ile konuşsa, kapıcının bu hususu size söyleyemem anlamı çıkacaktır.''
281 entry daha