şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • british vs insurgent olan ormanlık bir haritada ingilizleri köprünün diğer tarafında tutmaya çalışan squad(tim)'ımızdan yardım çağrısı aldık. iki kişi mühimmat taşıyan kamyonla yolda giderken kuşatmayı delen bir tankla karşı karşı geldik. ben sürücüydüm, aracı yol kenarındaki hendeğe sürdüm ve indim. hendekten yukarı doğru elimdeki m60 model ağır makinalı tüfekle arkama bakmadan bayır yukarı yardırmaya başladım. patlayıcıları olan arkadaşım hendekte kaldı... tank kamyonun yanına geldi. ben tepe, dürbünüm ile ağarçların dallarından parça parça gördüğüm tankı izlemeye başladım. arkadaşım telsizden "nerede?, nereye bakıyor?" diye sormaya başladı. tankın içindekiler acemi olsa gerek, bizleri görmüyorlardı. zira termal kamera önümüze duvar çeken ormanı bir anda çırılçıplak hale getirip beni ve arkadaşımı açık hedef yapacaktı... arkadaşımın çağrısı üzerine takım lideri olarak planımı yaptım. ben tanka ateş edip dikkatini dağıtacaktım! o da dikkati dağılan tanka patlayıcı yerleştirip imha edecekti... tanka ateş etmeye başladım. çaylak tank crew(mürettebat)'ı tankın topunu 360 derece çevirerek ateşin geldiği yeri aramaya başladı. bu sırada telizden arkadaşıma acele etmesi için baskı yapıyordum. çünkü her an tank beni bulabilirdi. birkaç saniye sonra tankın namlusu ile karşı karşıya kaldık... veeee bommm!!! insafsız tank beni topluyla vurmuştu. ama ne ola? aradan saniye geçmeden yerde yatan ağır yaralı bedenim bir patlama daha duyar. bu sefer telsizden bir sevinç çığlı ve ardından gelen mesaj "kanka tankın yanındaki ağaca c4'ü taktım. içindekiler göğe fırlattım".

    adama spontane olarak film tadında anılarını yazdırandır project reality.
6 entry daha