şükela:  tümü | bugün
83 entry daha
  • valla uzun zamandır yazayım edeyim diye düşünüyordum kısmet bugüneymiş… (en azından bugün başlayabildim, sonunu ne zaman getirebilirim allah bilir)…

    yurtdışı seyahatlerimde belli başlı internet sitelerine ek olarak, hiç bilmediğim diyarlara yolculuk yaparken göz attığım kaynaklardan biri olan sözlükte artık beyrut/lübnan seyahat rehberi yazılması gerektiğini düşünerek, size a’dan z’ye bir liste hazırlama çalışmasına girişeyim dedim…

    benim görüşüme göre beyrut = lübnan, hatta beyrut > lübnan olduğu için beyrut başlığı altına yazmayı uygun gördüm ve lübnan başlığına da bağlantı attım… “lübnan’ı beyrut başlığında anlatmışsın” eleştirilerine karşı önlem olarak düşünün bu notu…

    umarım işinize yarar…

    yolculuk öncesi uyarılar:

    bir kere her şeyden önce lübnan seyahati öncesindeki temel kural: sinirlerinizi aldırın

    lübnan dünyanın en keyifli ülkelerinden biri olmasına rağmen çoğu zaman sizi deliye döndürecek şeylerle de karşılaşabilirsiniz… o yüzden tatile çıktığınızı ve gereksiz yere moral bozmamanız gerektiğini hatırlayarak seyahat edin…

    biletinizi aldınız, uçağa biniyorsunuz. o sırada görevli pasaportunuza bakıyor ve uçağa binemeyeceğinizi söylüyor ve sizi uçağa almıyor… böyle bir durumla karşılaşmak çok da ihtimal dışı değil, çünkü boykot yasası gereği, pasaportlarında israil’e giriş çıkış damgası bulunan kişiler lübnan’a alınmıyor ve geri gönderiliyor, üstüne de 5 yıla kadar giriş yasağı konabiliyor… (tabi burası ortadoğu her zaman bir arka kapı vardır…)

    yine de bu sıkıntıya düşmemek için, eğer israil’e giriş-çıkış yapmışsanız pasaportunuzu yenilemenizi öneririm… eğer israil’e gidiyorsanız ve aklınızda daha sonradan lübnan ve suriye’ye gitme gibi bir niyetiniz varsa, israil sınırındaki damgayı pasaportunuza değil bir kağıt parçasına vurdurma isteğinizi dile getirdiğinizde de yardımcı oluyorlar, böylece yeni pasaport işleriyle uğraşmıyorsunuz…

    yine hatırlatmakta yarar var… aynı durum israil’e giriş çıkış yapmış tüm araçlar için de geçerli… o yüzden bindiğiniz gemiye, arabaya da dikkat edin…

    ulaşım:

    ulaşım konusunda, lübnan’ın ülkemize yakınlığı da düşünüldüğünde birden fazla alternatifimiz var. tabi ki en hızlısı havayolu… 1 saat 45 dakika…

    yaz aylarında günde thy 3, middle east airlines (mea) 2 (düzeltme için underload'a teşekkür) ve pegasus bir olmak üzere toplam 6, kış aylarında ise thy 2, mea 2 ve pegasus 1 olmak üzere 5 uçuş var. biri illa ki programınıza uyar…

    thy dünya çapında olmasına rağmen ne yazık ki, özellikle türkiye’nin doğusuna olan kısa mesafeli uçuşlarda eski uçaklarını kullanıyor. ama nihayetinde kısa süreli uçuştur fazla sorun etmemek gerek…

    mea ise lübnan’ın ulusal havayolu ve gayet iyi uçaklarla uçuyor türkiye’ye ve servisi de iyi… gönül rahatlığıyla tercih edilebilir… fiyatları da thy’den 40-50 dolar daha ucuz oluyor çoğu zaman…

    pegasus ise bildiğiniz gibi… low-cost airline… ben bunu tavsiye ederim… kısa süreli yolculuk olduğu için ve fiyatları özellikle kış aylarında baya cazip olduğu için (gidiş-dönüş 180$ civarı) tercih sebebi…

    ancak tüm uçuşlarda göz önünde bulundurmanız gereken husus, uçakların ne yazık ki fazla kurallara riayet etmeyen ve sessiz seyahat etmenin çok nadir olduğu lübnan vatandaşlarıyla dolu olacağı… burada ilk kurala geri dönüyoruz… sinirlerinizi aldırın

    karayolunda ise özellikle hatay ve adana civarındaki arkadaşlar güney seyahat otobüslerini kullanabilirler… sanıyorum 35-40 dolar gibi bir ücrete seyahat edebiliyorlar…

    kendi araçlarıyla seyahat edeceklere önemli uyarı: suriye ve lübnan’a dizel araç girmesine izin verilmiyor…o yüzden benzinli bir arabayla yola çıkın…

    denizyolunda ise, mersin’den trablus’a arabalı vapur seferleri düzenleniyor. yaz aylarında hafta 1 veya iki kez karşılıklı olarak gerçekleşiyor ancak fiyatları pek de ucuz değil…

    lübnan içi ulaşım:

    lübnan’a indiniz, uçakta dağıtılan giriş formlarınızı doldurarak pasaport kontrolünde verdiniz, bavullarınızı aldınız ve belki duty free’den alış-veriş yaptıktan sonra havaalanından çıkış yaptınız…

    not: lübnan duty-free’si sigara, parfüm, kozmetik ve alkol bakımından dünyanın en ucuzlarından biri, iyi değerlendirin…

    otelinize gitmek için iki alternatif var… taksi veya kiralık araç

    lübnan’da toplu taşım aracı bulunmamakta ve olan az sayıdaki minibüslere de durumu iyi olmayan filistinliler ve filipinler, sri lanka gibi ülkelerden gelen işçiler binmekte…

    size en büyük tavsiyem, eğer kaotik lübnan trafiğinde araba kullanabileceğinize inanıyorsanız araba kiralayın… zira, taksimetresi olmayan taksiler, havaalanından başlamak üzere tüm seyahatiniz boyunca sizleri kazıklamaya çalışacaktır…

    normal bir sezonda ufak sınıftaki bir arabayı 25 ila 40 dolar arası bir fiyattan kiralayabilirsiniz… emin olun bu fiyat taksi ücretlerinin yanında hiçbir şey… kafanız rahat olur…

    yok ben araba kullanamam trafikle de uğraşamam derseniz havaalanındaki taksiler 5km uzaklığındaki şehir merkezine sizi 30-40 dolara götürmeye çalışır ki aslında ederi 10-15 dolardır… buna göre durumunuzu gözden geçirin…

    oteller:

    bir turizm ülkesi olması beklenen lübnan’ın en zayıf olduğu alanlardan biri de konaklama… ya aşırı pahalı 5 yıldızlı ya da insanın yatamayacağı 1-2 yıldızlı otelleri var… makul fiyatlı 3-4 yıldızlı otellerin sayısı cok az ya da servisleri çok kötü…

    ben kendi sıralamama göre şunları tavsiye edebilirim:

    şehir merkezi:

    phoenicia intercontinental: lübnan’ın mövenpick’le birlikte en iyi oteli… mövenpick’ten bir adım öne çıkan özelliği konumu… diğerine göre biraz daha merkezi… servisi çok iyi… deniz manzaralı…

    le gray: şehrin tam merkezinde butik otelle büyük otel arası bir büyüklükte… burada kalmanız halinde araca ihtiyacınız olmayacak… şehir dışı haricinde her şey yürüme mesafesinde…

    four seasons: türkiye’deki four seasons’lardan gerek servis gerekse odalar bakımından geride… güzel bir fiyat teklifi yoksa diğer ikisi değerlendirilebilir…

    monroe: 4 yıldızlı bir otel… fiyatları diğerlerine göre çok daha makul… phoenicia intercontinental’in tam karşısında deniz manzaralı… odalar biraz küçük ve kahvaltısı zayıf…

    radisson: bu da intercontinental ve monroe’nun olduğu bölümde… fiyat farkı yoksa chain oteller her zaman daha güvenilirdir… ama manzarası yok gibi…

    habtoor ve metropolitan: 5 yıldızlı ancak şehirden uzakta iki ayrı otel… başka otellerde yer yoksa tercih edin… ama ucuz değil…

    hamra ve rouche bölgesi:

    mövenpick: denize sıfır… ancak beyrut içinde denize girmek kirlilik nedeniyle imkansız o yüzden bunu artı değer olarak düşünmenin anlamı yok… havuzu ve odaları gayet iyi…

    crowne: bildiğimiz crowne plaza… hamra’nın tam üstünde… memnun kalırsınız

    33 rooms: hamrada yeni açıldı… enteresan bir dekorasyonu var… hamra’ya yürüme mesafesinde… fiyatları da makul…

    commodore: yeni dekore edildi… lübnan tarihinde önemli yer tutan tarihi bir otel… ama eski şaşalı günlerinden çok uzakta maalesef…

    bunların haricinde golden tulyp, ambassador gibi birkaç hamra oteli daha var…

    gezilecek görülecek yerler:

    şehir merkezi

    downtown: beyrut denince resimlerde yer alan noktalar… hepsi birbirine çok yakın… şimdi solidere diye adlandırılan ancak downtown olarak da bilinen bu bölgede yürüyerek, maksimum 1-2 saatte ana fikre sahip olabilirsiniz…

    saat kulesi, parlamento önünden başlayarak, hariri camii, hariri'nin mezarı, le gray otelin önünden kıvrılarak aşağı doğru ilerlediğinizde lüks dükkanların olduğu sokaklar ve restore edilen beyrut çarşısı souk de beyrouth’u gezebilirsiniz…

    hamra: iç savaşta dahi kentin merkezi olmuş bir yer… yeniden toparlanma sürecinde olan alışveriş caddesi… yeni cafélerle birlikte daha bir canlı… iki paralel sokağında aub üniversitesinin yer aldığı bliss street’e de cıkılabilir…üniversitelilerin gittiği ufak publar da burada… en meşhur noktası ise tabi ki de prague

    gemayzee: yeni barlar sokağı…ufak ufak bar-pub-restoranların olduğu sokak… özellikle yazın ve haftasonları cıvıl cıvıl olur… myu, alcazar ve torino express güzel noktalardır.

    monot: eski gemayzee desek yerinde olur… gemayzee'den önceki barlar sokağı… bir akşam bu taraftaki mekanlar da denenebilir…

    rouché (pigeon rocks): lübnan’ın simgelerinden olan kayalar… önünde bir-iki foto cektirilip bay rock’ta bir şeyler içilebilir…

    corniche (kordon): beyrutta özellikle rouche’ye kadar uzanan kordon boyu… yürüyüş yapmak için ideal… arada, çok sayıda olmasa da birkaç tane bulunan cafélerde soluklanabilirsiniz… casablanca’da kahvaltı yapabilirsiniz…

    şehir dışı

    byblos (jbail): lübnan’ın en güzel şehri… sahil kenarında… balıkçı limanında bir balık veya çarşısının içinde güzel bir yemek yenir… carsısında, satın alınacak pek bir şey olmasa da dolanılabilir… meşhur chez pepe burada ama biraz kazık o yüzden yan taraftaki restoranlar aynı manzaraya daha ucuz fiyat veriyor...

    en büyük plajlardan biri de bu bölgede…

    trablus: abdülhamit’in inşa ettiği şehir… sünni ağırlıklı şehir daha bir muhafazakar… içkili yerler yok gibi… ancak eski şehirdeki tarihi eserler ziyaret edilebilir… ama günü birlik ziyaretten daha fazlası zaman harcamak olur… fazla vaktiniz yoksa denemeyin…

    sayda: trablusun biraz daha küçük ölçeklisi olmakla birlikte eski sayda’daki dar sokaklı çarşı ve denizin üstündeki kale ilginç… yine günübirlik ziyaret edilebilir… sabun müzesinden sabun temin edilebilir…

    mleeta (hizbullah müzesi): dağın tepesindeki bir noktaya kurulmuş bu müze bence avrupa’daki pek çok açık hava müzesiyle rahatlıkla yarışabilir… israil’le gerçekleşen savaşlarda patlatılan tankların da sergilendiği müze esasında, hizbullahın ilk karargahlarından birinin olduğu yere kurulduğundan, eski savaşçıların yaşadığı yerleri, dehlizleri, izleme noktalarını görme şansınız oluyor… mutlaka gidin vaktiniz olursa…

    baalbeck: roma kalıntıları ama ne kalıntılar… büyük sütunlar, tapınaklar… jüpiter tapınağının içnde ise kayzer ve osmanlı sultanının dev tuğrasını görebilirsiniz…

    batroun: yazlık sayfiye yeri… byblosun biraz daha küçük ölçeklisi…

    zahle: bekaa’daki cennet yerlerden biri… baharda nehir kıyısında uzanan restoranlarında yemek yiyip arak içmek keyifli oluyor…

    yeme-içme:

    gece hayatına ve gece kulüplerine ayrı bir başlık açacağım için burada yalnızca restoranları değerlendireceğim.. çılgın gece hayatı için aşağıdaki başlıkları kontrol edebilirsiniz…

    önemli not: lübnan’da coğu restorana rezervasyonsuz gitmeniz halinde yer bulamazsınız o yüzden yer ayırtmanızı şiddetle tavsiye ederim…

    ancak, lübnanlılar yemeklerini genelde saat 10 – 10:30 gibi yediklerinden, bizim için makul saatlerde giderseniz yer bulma ihtimaliniz daha cok artar…

    lübnan mutfağı:

    bizim yemeklerimize cok benzeyen bir kültür… meze-kebap ve arak (lübnan rakısı)… ancak tek sıkıntısı biraz daha kısıtlı olması… bizdeki zenginlik pek tabi ki yok ancak yapılan mezelerin hepsi çok lezzetli… humus, fattouch (fettuş), tabule denenmeli… benim kişisel favorim şankliş de iyi yapılan bir yerde yenmeli… iyi olan restoranlarını (kendi favori sıralamam uyarınca) alt alta yazıyorum fazla bir yorum yapmadan, hepsi üç aşağı beş yukarı aynı zaten…

    abdel wahab: dünyanın birkaç yerinde şube açmış durumda… yaz aylarında terası, kışın ise camlı kaplı balkonu keyifli oluyor… ne denerseniz lezzetli…

    karam: downtownda… yemekler çok iyi… tek sorunu manzarası olmayan bir yer… ancak lokasyonu güzel…

    mhanna: birkaç şehirde şubesi var… zahle’de nehir kıyısındaki restoranı en keyiflisi…

    falamanki : lübnan'da bahçe içinde bulabileceğiniz yegane yerlerden biri... 24 saat açık... ister sabah kahvaltıda manouche yemeye ister akşam nargile eşliğinde tavla oynamaya, isterseniz uzun bir gecenin ardından atıştırmaya gidebilirsiniz... yemekler diğerleri kadar iyi olmasa da mekan olarak çok güzel...

    italyan:

    margarita: gemayzee’deki restoranın vitrininde yaz aylarında taze domatesler dururken, kış aylarında ise domates konserveleri koymalarından tanıyabilirsiniz… sehirdeki en iyi pizza da burada…

    napoletana: zincir restoran… alışveriş merkezlerinin çoğunda var… pizzaları iyidir…

    la posta: şehir içindeki bir yalıda kurulu biraz pahalı italyan restoranının menüsü süper… yazın evin bahçesi çok keyifli

    duo : downtown ve abc achrafiyeh alışveriş merkezinin içinde şubeleri var... pizzası gerçekten çok lezzetli, makarnalar da öyle... (hatırlatma için latteprincess'a teşekkür)

    spanish/cuban

    pacifico: monot caddesinde, tavanında pervaneler dönen, genelde lübnanlıların takıldığı hoş mekan… yüksek masalarının ve barın olduğu bölüm tercih edilmeli… en iyi mojitolardan biri burada…

    la beodeguita del medio: küba’daki restoranın şubesi… canlı küba müziği ve en güzel mojito…

    el paladar: orijinali açılmadan önce havana’daki la bodeguita’nın esintileri vardı… hemen kapı komşusu olunca yeni bir biçime büründü… perşembe akşamları dans gösterileri izlenebilir… sangria’sı yıkılır…

    steakhouse:

    la parilla: eğer yeterli bütçeniz varsa burada lomo’yu bir deneyin… tok adamı acıktırır

    american diner:

    bu işi bu ülkede çok iyi beceriyorlar… burgerlar, steakler gayet iyi… amerika’daki tadı alabiliyorsunuz…

    roadster: cuban burger ve nachos’u deneybilirsiniz gayet iyi..

    chili’s: bildiğiniz chili’s

    bob’s: tatlı menüsü ve shakeler çok başarılı

    pub/bistro:

    myu: gemayzee’deki bu mekan tam bir new york barı… iki büyük varilin içindeymişsiniz hissi veren ilginç dekorasyonundan hemen tanırsınız… mekanın yarısı oturmalı yemek için ayrılmısken, diğer yarısı bar önü muıhabbetine ayrılmış. bardan her türlü yiyeceği yine de sipariş edebilirsiniz…. dikkat edilmesi gereken nokta ise, akşamın ilerleyen saatlerinde herkes dip dibe bir hale geldiğinden biraz erken gidip bir sandalye kapabilmek..

    alcazar: gemayzee’deki en tarz yerlerden biri… bar tender’ı çok şekilli bir hatun ve iyi içki hazırlıyor… yaz aylarında terası da açık… müziklerini de güzel seçiyor…

    de prague: hamra’nın en meşhur mekanı… akşam saatlerine kadar beleş internet mevcut… kahvaltıları da gayet lezzetli… akşam saatlerinde ise mekan karakter değiştiriyor ve boheme bir mekan oluyor… rahat koltuklarında yayılabilir ya da ortadaki büyük masanın kenarına ilişerek tanımadığınız insanlarla bira tokusturabilirsiniz…

    ferdinand: hamra’daki diğer güzel bir mekan… de prague’ın daha modern yorumlanmış hali…

    fly: downtown’daki virgin megastore’un en üst katındaki, güzel manzaralı çatı katı mekanı… uçtaki barına yerleşip şehir manzaralı şarap yudumlamak rahatlatır insanı…

    360: le gray otelin çatı katı… kapalı mekan ancak şehre her noktadan hakim…

    gece hayatı/ gece kulüpleri:

    gelelim asıl noktaya… istanbul büyük ve alternatifi cok ama buradaki insanların eğlence anlayışı başka bir boyutta ve gerçekten çok ama çok eğleniyorlar… kızları ise dünya güzeli… of nereden başlasak bilemedim…

    öncelikle genel konular:

    kalabalık bir grupsanız mutlaka rezervasyon yaptırın… ne yazık ki lübnan’da çoğu zaman yer yok bahanesi uydurulur ancak iyi bir concierge hizmeti veren otellerin yardımıyla buna çözüm bulabilirsiniz… ama rezervasyon yaptırmanız da yerinizin garanti olduğu anlamına gelmez… hatrı olan birisi sizin masanızı almış olabilir… o zaman neymiş; birinci madde, sinirlerinizi aldırın çok önemliymiş…

    diğer bir yöntemde 9:30-10:00 gibi erken bir saatte gidip bara yerleşmek… asıl hareket başlayana kadar biraz içki yudumlarsınız ama yeriniz olur en azından…

    ayrıca, yanınızda kız veya kızların olması ya da sadece kızlardan oluşan bir grup olmanız mekana kabul edileceğiniz anlamına gelmez… kızların çoğunlukta olduğu bir toplumdan bahsediyoruz o yüzden bu durumun konumuzla hiçbir alakası yok… ben tabir-i caizse 4 tane manken gibi hatunun geri çevrildiğini gözlerimle gördüm…

    girişler paralı değil ancak çoğu mekanda minimum ücret alınıyor gece sonunda…

    lübnanlı erkekler çok flört eden tipler olmakla birlikte iş hiçbir zaman askıntılık derecesine varmıyor… kız kıza eğlenen pek çok masa görebilirsiniz… kızları ise güzeller ve sıcak kanlılar ama bir avrupa tandansı da beklemeyin…

    kışlık mekanlar:

    music hall: eski bir sinema salonundan döndürülmüş olan mekanda, her gün en az 13-15 farklı grup sahne alıyor… 2-3 şarkı söyleyip sahneden inen grubun yerine yenisi geliyor ve gecenin sonunda ise arap şarkıları mekanı yıkıyor…

    element: soft-rock, popüler rock dinleyebileceğiniz az sayıdaki mekandan biri… dev ekranda konser görüntüleri veriliyor… kitlesi kalitelidir…

    al mandaloun: music hall’den yola cıkarak hazırlanmış mekan ve konsept aynı… music hall’e gittiyseniz bir kez de burayı deneyebilirsiniz…

    bo18: yaz kış acık olan mekanı bula bilirseniz eğlenirsiniz… bir otoparkın altında yer alan mekanın tavanı açılır kapanır özellikli… genelde after party mekanı olduğundan hareket gece 2-3 gibi başlayıp sabah 7’ye kadar devam ediyor… perşembe günleri ise gece 11-3 arası 80’ler 90’lar gecesi yapılıyor ki bence en iyi gün çünkü diğer günler house ve underground çalıyor… ben hiç sevmem…

    buddha: dünyadaki buddha barların devamı ve en dejenere olanı :) normalde lounge olarak bilinen buddha konseptini baya bir bozmuş ve eğlencenin, “eller havaya”nın dibine vurmuş bir yer… alt katı yine restoran ancak üst katı bar… ve gece 1’den sonra çok eğlenceli oluyor…

    palais: aşağıda anlatacağım pier 7 yönetiminin diğer bir kulübü… konsept olarak pier 7’nın aynısı… ancak kışlık mekan olarak tavsiye etmem… diğer opsiyonlar şahsi kanaatimce daha iyi..

    yazlık mekanlar:

    skybar: lübnan’ın en iyi mekanı… reina’nın küçüğü diyebiliriz… masa ayırtmak neredeyse imkansız o yüzden erken gitmeyi deneyin… genelde masalar sezonluk kapatılıyor veya rezervasyon yapsanız bile tanıdık birisi sizden alabiliyor… katılım ve gelenlerin oranı çok iyi… son dönemde yaptığı ünle birlikte aşırı kalabalık olmaya başladı fakat hala başarılı

    white: eskiden şehir içinde çatı katındaydı, şimdi şehrin dışında daha geniş bir yere taşındı… skybar’ın en büyük rakibiydi ancak yeni açılan mekanlardan sonra eski konumu sallanıyor… yine de beyazlara bürünmüş mekan denenmesi gerekn bir yer…

    pier 7: bu sene açılan ve beklenenden çok daha büyük başarıya ulaşan mekan… denizin dibinde enteresan dekora sahip yer… bir çember halinde ve basamaklı sistemle şekillendirilen mekanda sahneyi görememek gibi bir sorun olmadığı gibi, tüm mekana da hakim olarak her masayı herkesi görebiliyorsunuz… gece birkaç tane şov da düzenleniyor sahnede… yerleşim o kadar iyi ayarlanmış ki her masa loca gibi… herkesin kendine ait bir yeri var ve skybar’daki o tıkış tepişlik yok…

    iris: eski white’ın yerinde açılan mekan… ben denemedim ancak deneyenler başarılı bulduklarını söylediler…

    plajlar:

    lübnan’a geldiniz ve illa ki denize girmek istersiniz değil mi… ne yazik ki birkaç nokta dışında güzel deniz bulmak çok zor… zaten beyrutun içinden denize girilemiyor… ama üzülmeyin çok güzel plajların olduğu bir ülke burası… gece başladığınız parti ortamına buralarda da devam edebilirsiniz…

    eddé sands: lübnan’ın en büyük plajı… ayrıca nadir olarak görebileceğiniz kum plaja sahip… pazar günleri özel partileri oluyor… 1i vip olmak üzere 4 havuzu var… tek sorunu çok fazla çocuk gürültüsü olabiliyor…

    orchid: güneyde… +18 kuralı var çocuk yok kafa rahat… havuzu ufak… ama bembeyaz dekore edilmiş mekanda, rahat kitap okuyabilir ve relaxationa verebilirsiniz kendinizi…

    oceana: yine bir +18… partileri meşhur… havuzun içinde gün boyu barda takılabilirsiniz…

    utopia: oceana’nın tam yanı, konsept aynı…

    riviera: beyrut’un içindeki tek beach club ve hemen hemen her gün eglenceli ve kalabalık… tek sorunu havuzunun deniz suyu olması… bir gün mutlaka denenmeli… +18 yine… içindeki restoranları da fena değil…

    lazy b: kum plajı olan bir mekan yine ama ne yazık ki çocuklara da açık… ailelere daha çok hitap ediyor…

    daha yazacak o kadar çok şey var ki… ama bende takat kalmadı artı ara ara editlemek gerekir bu entry’i… haa bu arada lübnan bir puro (bkz: #18688381) ülkesi … bol bol tüttürün…
212 entry daha