şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • çok şanslı bir oyuncuya sahip karakter. bazı roller vardır, oyuncusuna ödül kazandırmak ve başarı getirmek, hatta konuşulmak için yazılmıştır. son yıllardan örnek vermek gerekirse "united states of tara" toni collette için, "the big c" laura linney için ödüllük dizilerdir. hatta bir adım ileri gidelim, koskoca film yıldızları televizyon ödüllerini toplamak için dizilere evet derler. (30 rock- egot misali) sinemadan da bir örnek verelim: black swan senaryosunu okuyan her oyuncu (rabbit hole da olur) başrolün ödül adaylığı getireceğini bilir. kimi koyarsanız koyun parlayacaktır bir şekilde, dikkat çekecektir.

    chris colfer'e gelelim artık. herhalde son yılların en şanslı ismi kendisi. çünkü kurt hummel dikkat çekmemesi, üzerinde konuşulmaması imkansız bir karakter. kim oynarsa oynasın, yazılan metin ve çizilen portre ile zaten milyonlarca insanın kalbini çalacağı kesin olan bir karakter. ve zamanın ötesine gideceğim sezilerimi engelleyerek söylüyorum ki şu haliyle öyle çok ahım şahım bir şekilde de oynanmayan karakter. gerçek hayatta da eşcinsel olan bir kişinin kurt ile çok daha derinlikli bir performans sergileyebilmesini dilerdim açıkçası. mesela aslında heteroseksüel olan eric stonestreet'in modern family performansını örnek gösterebilirim daha iyisi için. efemine bir eşcinseli oynamak nispeten kolaydır. o yüzden iki dakikada skeç yazıp komik olmak isteyen bir çokları direkt bu yolu seçerler. üzerinde kolay komedi yaparsın, kolay da oynarsın. ayrıca bir de chris colfer entry'si yazmayayım diye ekliyorum, onu ancak bir başka rolde görüp beğendiğim taktirde iyi bir oyuncu olduğuna kanaat getirip alması muhtemel ödüllere helal olsun diyebilirim açıkçası.

    tabii ki bir karakter yaratımından sonra onu bölümler boyu nasıl konuşturduğunuz, ne gibi hikayelere dahil ettiğiniz çok önemli. oyuncuların bunda söz hakkı olmaması nedeniyle suçu chris colfer'a atmanın adil olmadığının bilincindeyim. yine de örneğin televizyonun en devrimsel eşcinsel karakteriymiş gibi lanse edilip birçokları tarafından da öyle algılanan kurt'ün bölümler boyu aşkını itiraf edecek cesurlukta olamaması, baskılara göğüs gerip kilt ile mezuniyetine gidebilmesine rağmen üstelik, bile hoş değil.

    karışık sinyaller veriyor kurt. bir yandan dışlanmak istemezken diğer yandan neden o kadar aykırı giyindiğinin açıklaması yok mesela. "ben böyleyim," cesurluğunda da değil, zira o zaman üniforma giyip tek tipleşeceği bir okula yerleşmeyi kabul etmemesi gerekirdi. eşcinselliğini sorgulamıyor, ve hatta onunla barışık ancak okuldaki tepkilere o kadar sinik cevaplar veriyor ki, zaten istese de düze çıkamayacak bir konuma getiriyor kendisini.

    biraz daha tutarlı, biraz daha cesur, biraz daha klişelere yenik düşmeyen bir karakter olarak üçüncü sezonda daha anlamlı mesajlar yaymasını, ve madem bu kadar benimsenen ve hatta aşık olunan bir eşcinsel (ki brothers and sisters'ın kevin'ını görmediniz mi ey ahali? peki willow? yapmayın etmeyin), o zaman eşcinselliği hala tepkiler karşısında kaçıp saklanılacak bir şey olarak göstermek yerine günümüz şartlarında gerçekçi olmasa bile daha cesurca yaşanacak bir şey olduğunu göstermesini diliyorum.
2 entry daha