şükela:  tümü | bugün
217 entry daha
  • hakkını vererek gerile gerile izlediğim film. filmde dikkatimi şu çekti:

    --- spoiler ---
    jack, lloyd ismindeki barmenle konuşurken "beyaz ırkın yükü" anlamında "white man's burden" diyor, (aynı söz kitapta da geçiyor fakat filme göre farklı bir zamanda).

    white man's burden; rudyard kipling isimli bir şairin 1889'da yazdığı bir şiiri:

    "take up the white man's burden
    send forth the best ye breed
    go, bind your sons to exile
    to serve your captives' need;
    to wait, in heavy harness,
    on fluttered folk and wild
    your new-caught sullen peoples,
    half devil and half child."

    anlatım; inglizlere eşdeğer bir amerikan terimi olan ve çoğunlukla avrupalı yerleşimcilerin bugünkü amerika gibi işgallerini haklı çıkarmak için kullandığı bir konsept olan"manifest destiny" (bkz: #2673915)

    bu konseptte tanrının; medenileşmiş avrupa insanına, dünyanın kafir yerli* insanını medenileştirme ve onu vaftiz etme görevi verildiği iddia ediliyor. buna göre amerika pasifiğe doğru genişleyeyim amacıyla yerlileri "tanrıdan gelen kutsal görev" mantığıyla katletmişti.

    jack, olayları düzeltme telkinini zamanında cinayet işleyen fakat hayali olarak beliren garsondan alıyor.
    jack filmde sadece oranın siyahi ve yerlisi olan yaşlı aşçıya zarar veriyor, onu öldürüyor. çünkü yaşlı adam bütün planları alt-üst edebilirdi. jack'e bir sorumluluk yüklenmişti ve ne olursa olsun bunu yapmalıydı. aynı amerikanın zamanında yaptığı ve bugün bile yapmaya devam ettiği gibi.

    son kez (bkz: #6817535)

    --- spoiler ---
336 entry daha