şükela:  tümü | bugün
139 entry daha
  • hollywood'ta hep birisinin sevgilisi, karısı rolünden kurtulamamış aktris. şöyle ki:

    tim burton'ın yönettiği ve bana göre bu on bir yıldaki tek iyi filmi olan big fish'te billy crudup'un canlandırdığı oğul will bloom karakterinin fransız eşi josephine bloom'u oynadı.

    ridley scott'ın yönettiği ve bana göre bu on bir yıldaki en kötü filmi olan a good year'da russell crowe'un oynadığı max skinner'ın sevgilisi (ve küçüklük aşkı) fanny chenal (böyle de iğrenç bir isim koyulmaz ki karaktere. fransız isimlerinden bi haberler bunlar)'ı oynadı.

    michael mann'in yönettiği ve bana göre vasatın üstüne çıkamamış filmi olan public enemies'ta johnny depp'in oynadığı john dillenger'ın sevgilisi billie frechette karakterini oynadı.

    rob marshall'ın yönettiği ve bana göre (onca yıldız oyuncusuna rağmen) vasatın altında kalan filmi nine'da daniel day lewis'in kotardığı guido contini'nin karısı luisa contini'yi oynadı.

    christopher nolan'ın yönettiği ve bana göre iyi bir film olan inception'da leonardo dicaprio'nun kotardığı cobb'ın (keşke jacob olarak kalsaydı ismi. jacob, cobb'tan daha karizmatik bir isim) intihar etmiş eşinin gölgesi mal'ı (ne biçim isim, fransızca'da anlamı var mı, bilemiyorum ama kötü bir isim) oynadı.

    woody allen'ın yönettiği ve bana göre kaliteli (ama eksikleri de olan) bir film olan midnight in paris'te owen wilson'ın oynadığı gill pender karakterinin bir kaç gecelik sevgilisi adriana'yı oynadı.

    christopher nolan'ın şu sıralar yönetmeye devam ettiği ve batman serisinin son filmi olan the dark knight rises'ta christian bale'in kotardığı bruce wayne'in sevgilisi (öyle sanıyorum ama öyle de olmayabilir) miranda tate'i kotarmakta.

    evet, hollywood'ta çektiği tüm filmleri bunlar. şu bir gerçek: kendisine gelen karakterlerde oldukça iyi oynuyor. nine'da dans ve şarkı söyleme yeteneklerini de sergiledi ve büyüledi. inception'da famme fatale karakterdeki yeteneklerini sergiledi. contagion'ı bilerek yazmadım. tam burada artık a sınıfı bir oyuncunun sevgilisi/karısı rolünde gözükmeyip kısmen onların gölgesinde kalmaktan kurtulacağına sevinmişken bu kez de steven soderbergh'in kurgusuna kurban gitmiş. belki senaryoda daha fazla sahnesi olmasına rağmen filmde diğer oyuncular gibi kısa bir süre gözüküyor. ve sonuçta hevesler kursakta kalıyor. hollywood'tan nefret etmek için bir neden marion cotillard. böylesine yetenekli ve müthiş güzellikteki bir kadına tek başına döktüreceği roller vermek yerine daha ilk filminden son filmine kadar hep birilerinin yanına iliştiriyorlar. ve sonuçta depp, lewis, dicaprio, crowe gibi oyuncuların gölgesinde kalıyor. ayrıca inception, midnight in paris, contagion, public enemies ve a good year'da çok da fazla gözükmüyor. hoş olmuyor bu. allah'tan fransız sinemasını terk etmedi. oradan hala sağlam roller geliyor kendisine de en azından birilerinin gölgesinde kalmadığı filmlerde izleyebiliyoruz.

    şu sıralar un prophete'in yönetmeni jacques audiard'ın yönettiği rust and bone filminin çekimlerini sürdürüyor. bu filmdeki rolünü/performansını, batman'dekinden daha fazla merak ediyorum. zira son batman'de de çok fazla göremeyebiliriz onu. neyse dilerim ilerleyen yıllarda daha kaliteli roller gelir kendisine ve şu sevgili/eş rollerinden kurtulur. fransız filmi la mome ile oscar'ı almıştı. bir hollywood filmiyle de almasını isterim. ama öyle bir rol göndermiyorlar kazmalar.

    bu arada daha önce de değinilmiş. kate winslet'la aynı yaşta ama ondan çok daha genç. winslet kırk beşlerinde gözükürken cotillard en fazla otuz iki-otuz üçlerinde gözüküyor. winslet'a ne olduysa artık daha otuz altı yaşında olmasına rağmen epey yaşlanmış gözüküyor. (bkz: gereksiz bilgi)
389 entry daha