şükela:  tümü | bugün
16 entry daha
  • araktır:

    ""almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. arabayi
    ben sürüyordum.
    yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. ne olmus
    diye bakarken, birden dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. isik
    kirmiziya dönmüs ve ben geçmistim. yapacak bir sey yoktu, olan olmustu.
    duramazdim, yola devam ettim. gece yarisindan sonraydi. saat 2
    gibiydi. allah'tan, çevrede polis falan da yoktu.

    bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. bir
    mektup aldim; karakola çagiriyorlardi. gittim. beni bir odaya
    aldilar.

    "bir konuda bilginize basvuracagiz. size bir fotograf
    gösterecegiz. bu araba sizin sirkete ait. geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken kameraya yakalanmis. bakin
    bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?"

    fotografa baktim, "pek taniyamadim bu kisiyi" dedim.
    bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. bu benim
    fotografimdi. "bu sizin fotografiniz, bunu yabancilar
    subesinden bulduk. biz, otomobildeki kisi ile bu fotograftaki
    kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? ne dersiniz?" dediler. "cevap
    vermeden önce, isterseniz avukatinizla görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim;
    eger bu arabayi süren ben degilim derseniz, sizi
    mahkemeye verecegiz.
    mahkeme uzmanlara basvuracak. eger resimdeki kisi oldugunuz ispat
    edilirse para cezasi alacaksiniz. bu ceza, eger arabayi sürenin siz
    oldugunu kabul ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. bir
    de resmi makamlari oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz
    kalacaksiniz."

    düsündüm...
    avukatima soracak bir sey yoktu. "verin, bir daha bakayim
    fotografa" dedim. sonra da "evet, bu arabadaki kisi benim" dedim.
    memnun oldular, "dogru seçim yaptiniz" dediler. yüklü bir
    ceza ödedim.. ama ehliyetime el koydular. "ne zaman alirim ehliyetimi
    geri?" diye sordugumda "bizden haber bekleyiniz" dediler.

    aradan bir hafta geçti... bir hastaneden davet aldim.
    beni göz klinigine çagiriyorlardi. gittim. siki bir göz
    muayenesinden geçtim. sonra beni bir grup doktorun karsisina çikardilar. her
    biri benim raporu eline alip, "renk körü degilsiniz. gözünüzün saglam
    oldugunu biliyor musunuz? ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. artik bana
    ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. ama vermediler. aradan bir
    hafta, on gün geçti. yine hastaneden bir davet aldim; bu kez
    psikiyatri bölümünden.
    verilen tarihte hastaneye gittim... beni bir odaya aldilar. odada
    dört doktor vardi. ilk doktor, "raporunuza bakiyorum, gözleriniz
    saglammis. ama trafik isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye
    sonra geçmissiniz. bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu.
    ben de "evet, yanlis bir davranis" dedim. ayni seyi, diger doktorlar
    da aynen tekrarladi. ben de "evet, yanlis bir davranis" diye
    ayni cevabi verdim. artik bana ehliyetimi geri verecekler diye
    düsündüm. ama vermediler...

    aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. bir mektupla
    karakola davet aldim. gittim, sanirim artik ehliyetimi geri
    alacaktim. ama düsündügüm gibi olmadi. "sizi, trafige çikaracagiz"
    dediler. bana bir program verdiler. bu, günde iki saatlik, dört günlük
    bir programdi.

    ilk gün gittim. "arabaya binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler.
    benimle birlikte üç kisi daha bindi arabaya. hareket ettim.
    ilk trafik isiklarinda durdum. yanimdaki görevli "buna, trafik
    isigi denir. kirmizida durulur. sari isik, kirmiziya dönüsü
    gösteren uyaridir. anladiniz degil mi?" dedi. ben de tekrarladim "evet,
    kirmizi da durulur. sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren
    uyaridir." isik yesile döndügünde kalktim. görevli, "yesil isikta da
    kalkilir. degil mi?" dedi. ben de tekrar ettim, "evet, yesil isikta
    kalkilir." yolda bir süre sonra kirmiziya dönen bir isiga rastladik. bu kez
    arkadaki görevlilerden birisi, "buna, trafik isigi denir. kirmizida durulur.
    sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. anladiniz degil
    mi?" dedi. ben de tekrarladim, "evet, kirmizida durulur. sari isik,
    kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim. bu sahneyi
    iki saat süresince her isikta tekrarladik. o günden sonraki üç
    günde de, yine arabama üç görevli bindi. her isikta ayni sahne
    usanilmadan tekrarlandi. ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim.""
20 entry daha