şükela:  tümü | bugün soru sor
9 entry daha
  • ellerinden öpülesi güzel insan...

    "bir zamanlar bir şehrin, bir ülkenin veya toplumun büyüklüğü ve ölçeği insanların ihtiyaçları karşılanacak ve orada yaşayan herkesin genel mutluluğu sağlanacak şekilde tasarlanıyordu. şehir denince herkesin neredeyse herkesi tanıdığı, tasada kıvançta ortak olduğu, birbirine "selam" verdiği yani "benden sana zarar gelmez", "bir arada yaşadığımızın farkındayım", ihtiyaç duyduğunda yardımına koşabilirim" bu nedenle "kendini güven ve huzur içinde hissedebilirsin" dediği yerlerdi. doğru veya yanlış, platon şehirdeki hane sayısının beşbini aşmaması gerektiğini hesaplar, selçuklular insanın ruh ve beden birliğini sağlayacak şekilde mimari geliştirirlerdi. bu mimari anlayışla yapılan şehirde hiçbir varlık dışlanmaz, görmezden gelinmez; her birinin bir yeri, hem de saygın bir yeri olurdu. insanlar hastanelerde tüketilmez, şifahanelerde tedavi görürlerdi. hatta akıl hastalıkları müzikle, su sesleri ile tedavi edilirdi. osmanlı örneklerinden de hatırlanacağı üzere, bir zamanlar dünyada ticaret de insan ihtiyaçlarını karşılamak için yapılırdı; dükkan sahipleri kendilerinden alışveriş yapmak isteyen kişiye yan komşusından alış veriş yapmasını salık verebilirdi. `üretim adı altında dünya talan edilerek kirletilmezdi`; ihtiyaçlara göre üretim yapılır ve bu da loncalar tarafından ciddi biçimde denetlenirdi. afetlerde insanlar gerçekten üzülür, kendilerini derinden sorgularlardı, şimdiki gibi sureti haktan görünüp, yeni fırsatlar doğdu diyerek ellerini ovuşturmazlardı.
    galiba, insanlığın şimdiye kadar ne yitirip ne kazandığını yeinden hesaplaması gerekiyor. hem de hiç vakit kaybetmeden." (renkli vurgular benim)

    facebook sayfasından, enfes yazılarını okumak için: buyurun
29 entry daha