· · ·
  1. çoğu zaman elma ve armutun ayırtedilememesi gibi ayırtedilemeyen bir olgudur.

    'hak'ların ve 'hastalık'ların ayrı iki olgu olduğu ve buna göre davranılması gerektiği meseledir.

    hak ayrıdır, hastalık/sapkınlık ayrıdır.

    bir kürdün dilini öğrenmesi, çocuklarına öğretmesi haktır. bir türkün, bir çerkezin veya ingilizin de aynı şekilde.
    bir insanın istediği gibi dini inancını yaşaması haktır. örneğin bir müslüman kadının başını örtüp okuluna veya işyerine gitmesi, bir yahudinin cumartesi günü çalışmaması, bir hindunun inek eti yememesi vs.
    bir insanın kendi ideolojisine inanması, fikirlerini özgürce beyan etmesi haktır.
    bir insanın temel hayati ihtiyaçlarını karşılaması için didinmesi, uğraşması, yaşam mücadelesi vermesi haktır. örneğin temel sağlık hizmetleri, barınma, eğitim vb hizmetlere erişim haktır.

    haklar kimseye özgü veya özel değildir. rengi, cinsi, dini ne olursa olsun bütün insanlara aittir ve hepsinin eşit kullanımına açıktır.
    kısacası kimse bu bahsettiğimiz hakları kimseye lütfedip de veriyormuş gibi davranamaz, insan olmanın doğası gereği bu haklar herkesin erişimine açıktır. bu haklar insanlığın gereğidir ve lütuf değildir.

    gelelim meselenin diğer boyutuna. hemen belirtelim eşcinsellik bir hak değildir. bir hastalıktır. tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. eşcinselliği temel bir insan hakkı gibi göstermeye çalışmak benim gözümde şeytanlık yapmakla bire bir eşdeğerdir. üzülerek görüyorum ki birileri ısrarla bu görevi üstlenmiş olmaktan zevk alıyor.

    nasıl çevresine zarar veren bir akıl hastası veya bulaşıcı hastalığa yakalanmış bir kişi gözlem altına alınıp tedavi ediliyorsa, bu pisliğe bulaşmış kişiler de tedavi edilmelidir.

    bir de bazıları çıkıp diyor ki 'efendim bazılarının doğasında var, doğuştan geliyor, öyle yaratılmış, erkek ama kendi hemcinsinden hoşlanıyor, kadın ama o da başka bir kadından hoşlanıyor!'.
    hadi ya? peki o halde şöyle soralım: erkeklerin birçoğu evli olduğu halde başka kadınlarla birlikte olmak hiç aklından geçmez mi? yani erkeğin doğasında çok eşlilik yok mudur? dürüst cevap verin. hemen hemen her erkek tek bir kadınla evli iken hayatının bir döneminde veya farklı zaman dilimlerinde başka kadınları beğenir, arzular vs. yani erkeğin doğasında çok eşlilik vardır. ancak dini inanış, çevre baskısı, kültür, ekonomik/sosyal koşullar vb nedenlerden dolayı kendisini frenler. yani neymiş insan içgüdülerine değişik nedenlerden dolayı dur diyebiliyormuş. e düşün bakalım, zaten her aklına geleni yapsaydı insanoğlu bugün ortada insanlık mı kalırdı, yoksa başka bir format mı dolaşırdı?

    kısacası hak ve hastalık/sapkınlıkları birbirinden ayırmak gerek. hak alınır, sapkınlık tedavi edilir. sapkınlara/hastalıklılara verilecek hak tedavi hakkıdır.
· · ·

eşcinsellik hakkında bilgi verin